Evet! 4 saatte bitirdiğim, doğum günü hediyesi olarak aldığım, bir Stefan Zweig kurgusuyla daha karşınızdayım. Zweig her zaman olduğu gibi yine harika ve yalın bir kurgu çıkarmış. Aslında bu kitap iki kitap artı Lyon'da Düğün şeklinde paylaşılmış.
Diğer iki kitap ise anladığım kadarıyla Wondrak. Der Zwang. Zwei Erzählungen gegen den Krieg ve İki Yalnız adlı kitapların kısa hali. Bu iki kitabı da alıp onlar için özel bir inceleme daha ekleyeceğim. Şimdi hemen okuyup bitirdiğim için taze taze anlatayım.
Ben asıl kurgudan bahsedeyim.
Lyon'da düğün
12 Kasım 1793'te devrimciler, Lyon kentinin özgürlük için yaptığı isyan karşısında, binaların yıkılmasını, anıtların yakılmasını ve kentin adının bile değişmesini talep etmişti. Fakat bir anda Couthon (Eski Fransız Devrimci) görevden alınıp yerine Collot d'Herbois ve Fouché, Lyon'a, yani yeni adı olan Ville Affranchie'ye halk temsilcisi olarak atanır.
Herşey bu iki adamın kente gelişiyle başladı. Yavaş yavaş binalar normal bir şekilde değilde, bombalar ile patlatılıyordu. Herşey çok hızlı gelişmişti, kent berbat bir hale gelmişti ve devlete karşı çıkan her kimse anında tutuklanıyordu. Hapishaneler o kadar doluydu ki, hükümlüler artık zindanlarda değilde okulların bodrumlarında, veyahut belediye binasının mahzenine getiriliyordu. Her gün bombaların, yıkılan binaların sesleri geliyordu. Ölen insanlara mezarlar yetemediğinden, cesetler nehirlere atılıyor, hiçliğe terk ediliyorlardı.
Belediye binasının mahzeninde kalan yaklaşık 60 hükümlünün hayattan hiçbir beklentileri kalmamıştı. Bir gün içerisinde ölecek biri nasıl oluyorsa öyleydiler. Aniden mahzenin kapısı açılınca ölümlerin erkene alınacağını düşünen insanlar, sessizliğinden hiçbir şey kaybetmemişti. Oysa gelen cellatlardan biri değilde, hükümlülerin olduğu bir gruptu. Onlar da içeri girince dakikalar sessizlikle