𝒰𝒮𝒦𝒰𝒟𝒜ℛℒℐ
𝙾𝚣𝚗𝚞𝚛 𝙽𝚒𝚣𝚊𝚖 𝙿𝚒𝚊𝚗𝚝𝚘𝚗𝚒
❦ Evin beşinci kızı olarak dünyaya gelen Gül, aslında özlemle beklenen erkek çocuktu. Eh kız olur yük olur, dert olur, laf olur diyen zihniyet bir bir kız çocukların eline kalıyor, buda hayatın cilvesi. Neyse konumuz bu değil. Konumuz bu harika kitap. Akşam üzeri başlayıp ıkı saate bitti. Durun konusundan hasedeceğim.
❦Beş kız çocuğu olan anne babaya bir tabak fazla gelmiş olacak ki en son doğan Gül'ü evlatlık verir pardon aslında satarlar. Hali vakti yerinde İstanbullu bir çifttir. Ah durun zamandan bahsetmedim. Yıl 1902 henüz Cumhuriyet kurulmamış. Yeni ailesi Gül'ü almaya gelir ve o artık İstanbul'da bir köşkte yaşayacak olan, evin biricik kızı Feride'dir. İyi eğitim alır, anne babasını hiç mahçup etmeden büyür. Fransızca dersleri alır ve piyano öğrenir. Okula gitmez ama evde özel hocalardan dersler alır. Çok kitap okur hatta kalemi kuvvetli bir genç kız olur. Hikayeler yazar, bu hikayelerini hem çocukluk arkadaşı hem evlenmek istediği Selim okur ve dergide yayınlanması için arkadaşına götürür. Boylelikle Gül'ün yazarlık hayatı da başlar. Selim Askeri okulda eğitim almıştır. O yıllarda vuku bulan şavaşlarda göreve gider işte hikayemiz bundan sonra başkalaşıyor. Feride ve ailesinin hayatları değişiyor. Birileri giriyor birileri çıkıyor. Vallahi bundan sonrasını siz okuyun öğrenin efendim. Ben bayıla bayıla okudum. Ah savaşta şehit düşecek, ah aralarına kara kedi girecek aman eskı aılesi pislik yapacak diye diye yüreğim ağzıma geldi okurken ama korkmayın onlar olmadı çok daha başka şeyler oldu.
Bu arada bu hikaye gerçek hayattan esinlenerek yazılmış. Yok artık demeyin çok yakınımda buna çok benzeyen iki hayata şahıt oldum.
❦ Yazarımızın kalemini çok beğendim. Akıcı ve gereksiz ayrıntı yok. Umarım yazmaya devam eder. Hele böyle nostaljik hikayeler bana çok iyi geliyor.
Sevgiyle ve kitapla kalın