Gönderi

Büyüklerin İzlerinden Yürüdükçe ….
Muhammed Diyaüddin k.s. hazretleri Siyanüs’te bir kış günü mescitten çıkmış, evine doğru yürümekteydi. Attığı her adım yerdeki taze kar üzerinde derin izler bırakıyor, peşinden gelen henüz on-on bir yaşlarındaki bir çocuk, zorlanarak da olsa bu izlere basarak yürümeye çalışıyordu. Hazret, Abdulhakim isimli bu çocuğu fark edince dönüp baktı. Küçük adımları yetişmediği için sıçraya sıçraya kendisinin izlerini takip eden Abdulhakim’in bir yandan da; —Allah’ım! Bu mübarek kulunun bastığı yere ben de basıyorum. Onun huyunu ve makamını bana da nasip eyle, dediğini duydu. Durup bekledi, yanına gelen küçük Abdulhakim’in başını şefkatle okşadı ve: —— Büyüklerin izlerinden yürüdükçe maksadına ulaşırsın inşaallah, diyerek ona dualar etti.
Sayfa 15 - SAYI 183; Mart 2014; (ALTIN SİLSİLE; Ali Yurtgezen)·Kitabı okudu
Din
·1 alıntı·
39 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
Büyüklerin izinden de yürüsek, onların yolunu devam da ettirsek, onlarla uyumlu olarak ama bunu kendimizden kopmadan, kendi orjinalliğimiz, benzersizliğimiz içinde yapmamız gerektiğine inanıyorum; bir bayrağı teslim almışızdır ve biz taşıyoruzdur ama BİZ’izdir… KENDİMİZCE’dir yaptığımız şey çünkü her insan dünyada hem yaşadığı zamanla hem de kişilik ve karakteriyle yepyeni bir varlıktır: #121570031 Diye aklettim, aklediyorum. Böyle söylüyorum çünkü bir yerde orijinalliğe ulaşmayan, orjinalliğimizi taşımayan, selefleri olduğu gibi yaşatan taklitleri, iz sürmeleri güzel, doğru bulup sevemiyorum… Yoksa kendi varlığımızın anlamı ne ki?
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
Şu da ( #212914828 )buradaki hadise ile ilgili başka bir anekdot… Herhalde ikisi farklı farklı zamanlarda yaşandı…