Puan vermedi·109 syf.····Okunma: 14 Nisan 2023 00:05 “Osamu Dazai Japon bir yazar. Ailedeki siyasetçi olma geleneğine karşı çıkarak, yazar olmaya karar vermiş. Hayatının büyük bölümünde esrarkeş, veremli, asabi, kavgacı ve alkolik biri olarak birkaç kez intihar etmeye kalkışmış. Ve sonunda Dazai, sevdiği ile birlikte suya atlayarak intihar etmiş. Ölümünün üzerinden bunca sene geçmesine rağmen, Japonya’da hâlâ ilgi gören bir yazar. Çoğu eserinde yalnızlığı ele alır. Yalnızlık ön planda iken insanın arayış içinde olması ve insanın varoluşunu, içe dönüklüğünü anlatır. 39 yıllık kısa hayatının neredeyse tamamını ölümü düşünerek, tasarlayarak ve ölmeye çalışarak geçiren edebiyatçı, beşinci intiharında başarıya ulaşmış ve hayata veda etmiştir. Bunun nedeni ise Osamu nun aile sevgisi görmemesi, terk edilmesi, kendini sevmemesi, duygularını ve karakterini soytarılık yaparak gizlemesi olmuştur. Ve yaşadığı hayatı “Diri diri gömülmüştüm ben.” Diye tanımlamıştır.
****
İnsanlığımı kaybedişim…
Kitabın baş kahramanı Yozo,küçüklüğünden beri kendini
topluma ait hissetmemiş, herkesten ve her şeyden korkar olmuş depresif bir insandır. İnsanlarla konuşmayı dahi bilemeyen Yozo, son çırpınış olarak ‘soytarılık’ kullanmaya başlar. Bu soytarılık insanları güldürmeyi, eğlendirmeyi amaçlar fakat içinde kopan fırtınaları tamamen kendisine saklar. Dışarıya tozpembe görünür, içi zifiri karanlıktır. “Görünürde her zaman gülümsüyor olsam da içeride çaresiz bir mücadeleyle debeleniyordum, bir ipte yürüyordum, ter içindeydim, onları eğlendirdikçe felaket ihtimali her an yaklaşıyordu.”
Yozo, aslında yazarın kendisidir. Küçüklüğünden beri kendini hiç mutlu hissetmediğini ve bir cehennemde yaşadığından bahseder bu yüzden İnsanlığımı yitirirken, hem bir intihar mektubudur hem de yazarın ailesine, topluma, yaşadığı dünyaya bir başkaldırısıdır. Mutsuzluğunun belgesidir..
Peki onu bu kadar mutsuz hissettiren neydi ?
Çünkü zayıf insanlar mutluluktan bile korkarlar. İplikle bile yaralanırlar. Bazen, mutluluktan hatta mutlu olma fikrinden bile yaralanabilirler. Çoğu zaman unuttuğumuz şeydir bu başkalarını mutlu etmek isterken kendimizi unutmak. Sizin de etrafınızda iç dünyasında yalnız ve mutsuz hissedip dış dünyasında maskesini takmış insanlar var mı ? Mutluluk bir nevi yansıtılan hayat ile yaşanan hayatın bir noktada birleşmesidir. Ne olmak istediğimizle ne olduğumuzun arasındaki ince çizgide saklıdır. Gelgelelim yazarımız bu otobiyografi kıvamında yazdığı kitabında yaşadığı hayat ile yaşamak istediği hayat arasındaki uçurumdan söz eder. Ve dünyaya gelişini aslında bir ceza olarak görür.
“Utanç dolu bir hayat yaşadım."
***Üzülerek okuyup bitirdiğim ve çok şeyi sorguladığım, Yozuyu (yani yazarı ) anlamaya çalıştığım bir kitap. Önerir miyim? kesinlikle ! kitabı sıkıcı bulanlar içinde henüz okuma zamanlarının gelmediği, her kitabın bir zamanı olduğu fikrindeyim.
Bir insanın hayatının biraz sevgisizlik, anlaşılamamak , değersizlik ve özgür iradesinin hiçe sayılması ile mahvına sebep olunabileceğinin kanaatindeyim. Çünkü bu çok yıkıcı bir duygudur ve bu duyguyu yaşayanlardan bildim.”