7/10
·656 syf.··
2023 11. kitabı
John Steinbeck'in kendisinin en sevdiği, hatta "Daha önce yazdığım bütün kitaplar bu kitaba hazırlıktı" diye nitelendirdiği, birçok eleştirmene göre yazarın başyapıtı olarak görülen bir romana ne hadsiz bir puanlama benimki, değil mi? Ama sebeplerim var. Öncelikle kitabın çok emek verilerek, âdeta bir ömre sığdırılarak yazılmasını hem takdir ettim hem de okurken bunu hissedebildim ama benim genel olarak üzerine fazla çalışıldığı belli olan kitaplarla pek de uyuşamama gibi bir huyum var. Burada da Habil ve Kabil alegorisi üzerinde o kadar fazla durulmuş ki bu kadarı da fazla mı diye düşündüm ne yazık ki. Her şey fazla planlı, fazla "temsil" gibiydi. Aron'ın Adam'a, Caleb'in Charles'a ve Cathy'e benzeyişini isimlerinin baş harfiyle bile desteklemeye gerek var mıydı mesela? Ama beni kitapta asıl rahatsız eden şey Cathy karakterinin âdeta kadın suretine bürünmüş bir şeytan oluşuydu. Salt kötü olmasından da öte; içinde saf iyilik olan karakterlerin Cathy'i görünce, bakın onunla konuşunca ya da vakit geçirince falan değil, direkt görür görmez ondan rahatsız oluşu, ondan neredeyse fantastik bir öyküdeki insan dışı bir varlıktan bahseder gibi bahsetmeleri inanılmaz rahatsız etti beni ve şöyle bir yorumlara göz gezdirdiğimde gördüğüm "kötülerin gerçekçi resmedildiği" övgüsüne hiç dahil olamadım, hatta romanda ne zaman Cathy'den bahsedilse veya Cathy'li kısımları okusam üstüne kutsal su serpesim geldi, çünkü tam olarak şeytan tasvirindeydi karakter. Hiçbir gerçekçiliği yoktu. Yanlış bilmiyorsam John Steinbeck bu karakteri yazarken eski karısına olan öfkesinden beslenmiş, eğer bu gerçekse o kadının yazardaki imajı hiç sağlıklı değil. Kitap yazmadan önce bir terapiye göründeydi keşke. Bu arada; kötülük illa travmayla, yaşanmışlıkla filân açıklanmalı gibi bir isteğim de yok, kitabın yaptığı gibi kötülüğün doğuştan geldiğini de iddia edebilir elbette yazar ama burada ben yine John Steinbeck'in kadın karaktere bakışının ne kadar acımasız ve taraflı olduğunu görebiliyorum çünkü mesela içinde kötülük olduğu iddia edilen Charles'a o kadar da eğilmiyor kurgu, belli bir yerden sonra karakter tamamen oyun dışı kalıyor hatta. Ve Cathy'nin aksine Charles kötülüğüne rağmen kardeşi Adam tarafindan seviliyor. Ya da Caleb'in annesinin kötülüğünü içinde taşıdığı söyleniyor ama bu karaktere kimse şeytan gibi yaklaşmıyor, romanın en bilge, en aklı başında karakterlerinden olan Lee Cal'e hep çok merhametli yaklaşıyor ve her zaman iyiliği seçebileceğini hatırlatıyor. Cathy'e ise "Aman aman, uzak olsun tövbe yarabbim, ayyy" gibi bir tavırdaydılar. Yani içinde saf  ve karikatürize bir kötülük olan Cathy kitabın günah keçisi olmuş resmen. Bundan hiç hoşlanmadım. Okuması zevkli bir kötü karakter olduğunu da hiç düşünmüyorum. Onu okurken inanılmaz sıkıldığımı itiraf etmeliyim hatta. En baştaki Adam ve Charles kısımlarını okurken çok duygulandığım oldu, açıkçası bu iki kardeş arasındaki iyi/kötü kıyası Aron ve Caleb'inkinden daha iyi kurulmuş gibiydi bence ama Aaron ve Caleb'ı okumayı da sevdim. Özellikle Caleb karakteri kitabın iyi ve kötü arasına çektiği belirgin çizginin daha ortasında, daha gri alanda duran bir karakterdi, o yüzden de en çok onu sevdim sanırım. Bir de Hamilton ailesi daha çok ilgimi çekti desem? Özellikle Tom ve Dessie kardeşleri keşke daha uzun okuyabilseydik. Bir de romanın genel temasına çok yabancı, çok ayrıksı kalmışlardı açıkçası. Sanki daha uzun yer kaplayacaklarmış da birazı atılmış gibi bir his geçti bana. Lee de çok ilginç bir karakterdi. Samuel de Lee de yer yer fazla "bilge" gelseler de bana, (ki burada yine Steinbeck'in kişisel yaşamı devreye giriyor sanırım, bir rivayete göre Samuel Steinbeck'in dedesini temsil ediyormuş. Zaten kitabın anlatıcısı da satır arasında adının John olduğunu belirtmişti diye hatırlıyorum), Samuel, Lee ve Adam'ın geceleri yaptıkları sohbetler çok keyifliydi. Hatta Adam Cathy'nin yasını tutarken ben "Bu ortam kaçar mı be Adam, katılsana artık aralarına" diye söylenip durdum. Sonuç olarak Cennetin Doğusu yazarın en sevdiğim romanı olmasa da güzel, okunması gereken bir modern klasik. Ha, okuduğum beş kitabı arasından Gazap Üzümleri bile degil, ben en cok Bitmeyen Kavga'yı sevdim. Bu uzun yıllar boyunca yazılmış, yazarın en sevdiği romanı olan, okuyanların büyük çoğunluğuna göre bir başyapıt olan bu büyük eser üzerine söylenecek çok şey vardır ama şimdilik bu kadar olsun.
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma
·
147 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.