Arafta uzun süre etkisinden çıkılamayacak bir roman. Okuduğum süreçte hatırladığım iki kez rüyalarıma girdi. Daha fazlasını bilmiyorum. George Saunders’ın yarattığı tuhaf atmosferin etkisiyle ve hissettirdiği tüm o tuhaf duygular içerisinde yatıp uyuyunca, ilginç, kasvetli, ürpertici rüyalar gördüm.
İşlediği ana konu epey zorlayıcı ve derin bir konu. Başkan Abraham Lincoln’ün oğlu Willie’yi kaybedişini işliyor yazar fakat konuyu ele alış itibariyle yepyeni bir şekilde çıkıyor karşımıza. Başlamadan önce kitapla ilgili @meliksahtas’ın YouTube videosunu izlememiş olsaydım, başta bocalayabilir, neler olduğuna bir anlam veremeyebilirdim. Videodan sonra kitapla alakalı hem yeteri kadar hem de yalnızca gerekli bilgiyle devam ettim. Sayesinde bu videodan haberdar olduğum Eda Arslan Kul’e de ayrıca çok teşekkür ediyorum. Benim için rehber niteliğinde bir bilgiyle yola çıkarak okumaya başlamam, olaylara odaklanmamı ve tüm satırların baştan itibaren gücüne varmamı sağladı.
Bunun üzerinde çok fazla ne söyleyebilirim bilmiyorum ama kaybetmek, acı, ve ölümden sonra yaşam ile ilgili uzun uzun düşündürüp yazarın hayal gücüne ve yaratıcılığına hayran bırakan çok farklı bir roman yazmış George Saunders. Her cümlenin altında söyleyenin ismi yazıyor, bu yönüyle bir tiyatro metni okuyormuş hissi veriyor. Birçok karakter konuşuyor romanda, bu karakterler bazen eski hayatlarından söz ediyorlar, hayattayken neler yaptıklarından, nasıl bir yaşam geçirdiklerinden bahsediyorlar. Onların ağzından zaman zaman ırkçılığa, kadın olmanın zorluklarına da değiniyor yazar.
Aynı zamanda kitabın sonunda yazarla yapılan bir röportaja yer verilmiş olmasını da çok sevdim. 2017’de bu ilk romanıyla zaman Booker Ödülü sahibi olan George Saunders’la tanıştığıma mutluyum.