Puan vermedi·168 syf.····Okunma: 17 Temmuz 2023 13:56 Kitabın içeriğine değinmeden önce yazar hakkında kısa da olsa bilgi vermenin inceleme açısından daha sağlıklı olacağını düşünüyorum.
Musa Carullah'ı Bigiyef, 1875'te Kazan'da (bugün Rusya topraklarında yer alıyor) dünyaya gelmiştir. Hayatı boyunca gerek eğitim için gerekse farklı siyasi sebepler yüzünden Buhara, Mısır, Hicaz, Hindistan, Şam, Çin, Afganistan, Finlandiya, Almanya, Türkiye, İran, Irak, Japonya gibi ülkelerde bulunmuştur. Bu bölgelerde bulunduğu sürece farklı toplumları gözlemleme ve karşılaştırma imkanını elde etmiştir. Bu durum dinî, ilmî, siyasî, ictimaî konularda fikirlerinin şekillenmesinde önemli rol oynamıştır. Kitabı ve yazarı eleştirirken yaşadığı zaman ve mekanı göz önünde bulundurmak isabetli olacaktır.
Kitabın içeriği ile ilgili kısaca şu düşüncelere sahip oldum:
- Adından da anlaşılacağı üzere İslâm'ın kadına verdiği önem ve kadın hakları üzerine kaleme alınmış bir eserdir. Farklı kültür ve dinlerin kadına verdiği değer özet şeklinde de yer almaktadır. Yazar konunun fıkhî boyutundan ziyade toplumsal boyutuna ağırlık veriyor.
- Hicap (örtünme), aile, nikah, çok eşlilik, boşanma, miras, şahitlik konular çalışmanın bölümlerini oluşturmaktadır.
- Kadınların toplumsal alanda geri plana atılmasının İslâm'ın özüne aykırı olduğunu savunuyor. Ama yaşadığı zamanda Kur'ân-ı Kerîm'ın ayetlerinin kıraat farklılıkları sebebiyle ve hadislerin kültürel ve kişisel taassublar sebebiyle farklı ve İslâm'ın özüne aykırı yorumlandığını dile getiriyor.
- Belli bir fıkhı mezhebe bağlılığından söz etmediği gibi yer yer bazı fâkıhların ictihadlarının kusursuz olmadığı düşüncesindedir. ( Ama bu düşünceleri sebebiyle zamanının alimleri tarafından sert bir eleştiriye maruz kalacağının ve kendisinin de kusursuz olmadığını beyan ediyor eserinde)
- Kadınların hicap (örtünme) konusunun sadece fiziksel örtünme olmadığını asıl örtünmenin edep ve iffet olduğunun bilinmesi gerektiğini ifade ediyor. Örtünmenin sadece kadına has bir durum olmadığının üstünde de duruyor.
- Dünyada bir nizamın sağlanması için kadınlara İslamın vermiş olduğu değerin tam anlamıyla idrak edilmesi ve bu idrakin pratikte de uygulanması gerektiğini savunuyor.
- Kitabı yayına hazırlayan Mehmet Görmez'in önsözü, dipnotları ve kitap sonundaki ekleri yanlış anlaşılmaları az da olsa giderecek mahiyettedir.
NOT: Yazar ve eserine detaylı bir ilmî - özellikle de fıkhî- eleştiri getirmem pek uygun olmaz. Yalnız ihtisas alanım tarih olduğu için bu konuda bir eleştirim olabilir: Musa Carullah bu eseri 1916'da yazmış ve yayımlanması 1933'de gerçekleşmiş. Farklı vesilelerle bulunduğu yerlerden biri de Türkiye olmuş. Türkiye'deki inkılâplar hakkında da yorumları var eserde. Fakat 1916'da kitap yazıldıysa o tarihlerde Mustafa Kemal ve inkılâplarından söz etmesi tarihsel olarak imkansız. Belki 1933'de kadar ekleme ve değişiklikler yaptı diye değerlendirebiliriz. Türkiye ile ilgili bazı düşüncelerinde olaylara yüzeysel baktığını da göz ardı edemem.
Pekiii... Bu kitap okunası bir kitap mıdır? Evet, okuyanın zihninde farklı pencereler açtığı için ve de "acaba bu konu ile ilgili yazılmış hangi kitaplar vardır?" sorusunu sordurup merak uyandırdığı için okunması gereken bir kitaptır. "İslâm'da Kadın Hakları" oldukça hassas ve göz ardı edilmemesi gereken bir konudur. Bu alanda yazılmış, İslamın sabiteleriyle örtüşen çalışmaları anlamak ve anlatmak bizim mesuliyetlerimizdendir. Toplumun bir yarısını oluşturan kadınları arka plana atıp İslamı gerçek manada yaşamak şeriata ters bir durumdur.