Bu soruya ben yanıt vermeyeceğim çünkü okuyunca çoğu kişi aynı yanıtı verir zaten diye düşünüyorum.
Şükrü Erbaş’ın okuduğum ilk kitabı. Yazarı bu kitabıyla tanıdım (Tanımakta geç kaldığımı düşünüyorum ama geç olsun güç olmasın). Kitapta kelimeler öyle güzel kullanılmış ki anlatamam, okuyun derim o yüzden. Herkesin kendinden bir parça bulabileceği, belki bir yarasını sarabileceği bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Toplam üç bölümden oluşuyor ilk iki bölümde daha çok hayatin içinden denemeler var. Üçüncü bölümde ise farklı yazarlarla ilgili bilgi sahibi olacağımız denemeler var. Ben ilk iki bölümü daha çok sevdim. Tabi ki üçte de çok severek okuduğum yerler vardı. Okuyacaklara şimdiden iyi okumalılar dilerim.