Kitabın kendisine mi yoksa Hasan Sabbah’a mı hayran oldum kestiremiyorum.Kitap boyunca alenice lanetler okuyup içten içe de kendime bile çaktırmadan zekasına hayran kaldım.Haklı Sebepleri gidiş yolunu mübah kıldı sanki bir nebze de olsa.Hayata bakış açısı,sorgulamaları,iç hesaplaşmaları sonunda vardığı dinsiz addedebileceğimiz görüşleri, hiçbirşey düşünmeden sorgusuz sualsiz dini öğretileri kabullenmiş bireylerin yanında daha ulvi göründü gözüme hep.Hasan Sabbah bilgiye ulaşmanın çok daha zor olduğu 11.yüzyılda bile bilginin peşine düşmüş öğrenme aşkıyla yanmış ve öğrendikleri onu Alamut’a getirmiş.Cehalet mutluluk getirir diyorlar ya kitap boyunca çok kez bu cümle geçti aklımdan.Derdinin başı neydi Nizamül mülk ve Ömer Hayyam gibi nüfuzlu dostların varken güllük gülistanlık yaşar giderdin.Değdi mi yani diye hayıflandım durdum.Kısacası bu kitap okuyan herkese kendi temel doğrularını sorgulatacak cinsten.Hayatı sorgulamada Hasan Sabbah’ın kendisi gibi olmamızı istemiş Vladimir Bartol…Ben o oldum sanki okurken bir yandan da günaha girdiğimi düşünüp bolca töbe estağfurullah çekerek…