Kitap modern çağda yaşayan Amerikalı bir çocuğun gördüğü rüyaları anlatması ve anlamlandırmaya çalışması ile başlıyor. Başta bunları kabus olarak düşünse de zamanla gerçekten o anda bulunmuş ve yaşamış gibi hissetmeye başlıyor. Rüyaları arasında bağ kurunca fark ediyor ki aslında gördüğü şeyler, çok eski zamanlarda yaşamış bir atamızın yaşadıkları. Bu bağlamda kitap 2 zamanda geçiyor diyebiliriz, hatta çocuğun da bahsettiği gibi 2 kişilikli bir roman.
Bir tarafta bir çocuk diğer tarafta ise insanlığın büyük büyük atası, ilkel bir insansı primat…
Kahramanımız, diğer bir kişiliği olan Kocadiş’in yaşadıklarını bize yorumlayarak anlatıyor. Çünkü Kocadiş daha bilinçli farkındalık evresine erişebilmiş bir canlı değil, aklında anlık fikirler belirse de uzun süreli hafızaya ve olayları yorumlayabilecek dil/söz haznesine sahip değil.
Çok uzak çağlarda yaşamış olan Kocadiş’in yaşadıklarını okumak keyif verdi, macera romanı tadındaydı.
Ayrıca;
Evrim teorisi baz alınarak yazılmış bir kitap çünkü insan, insanlaşmadan önce nelerle karşılaşmış hangi aşamalardan geçmiş yazar bunu bize edebi bir dille anlatmaya çalışıyor. Bir tarafta Kocadiş’in içinde yaşadığı halk, bir tarafta Ağaç Adamlar bir tarafta da Ateş Adamlar grubu var. Ağaç Adamlar en ilkel planlarken Ateş Adamlar ise o çağda en gelişmiş primat türü. Alet kullanmayı, ateş yakmayı, aralarında anlaşmayı ve örgütlenmeyi biliyorlar. Kocadiş’in halkı ise daha o gelişmişlik seviyesinde değil ve karşılarında aciz kalıyorlar…
Okuması genel olarak keyifli ve çerezlik bir kitap oldu çünkü evrimsel biyoloji çok ilgimi çeken bir alan ve bunu hikayeleştirilmiş şekilde okumak güzeldi. Bilimsel kitaplarla beynim cebelleşirken aynı konu üzerinden daha edebi bir şey okumak rahatlamamı sağladı :)))
Evrim teorisi Charles Darwin ilginizi çekiyorsa ve atalarımızı merak ediyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.