Yazar
Charles Darwin

Charles Darwin

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.4
764 Kişi
2.635
Okunma
546
Beğeni
13,4bin
Gösterim
Tam adı
Charles Robert Darwin
Unvan
İngiliz Biyolog, Doğa Tarihçisi ve Yazar
Doğum
Shrewsbury, Shropshire,Birleşik Krallık, 12 Şubat 1809
Ölüm
Downe, Kent, Birleşik Krallık, 19 Nisan 1882
Yaşamı
İnsan dahil tüm canlı türlerinin doğal seçilim yoluyla bir ya da birkaç ortak atadan evrildiğini öne sürmüş ve o günün şartlarına göre bu teoriyi destekleyen pek çok kanıt sunmuştur. Darwin'in fikirleri üzerine inşa edilen modern evrim teorisi, bugün biyoloji biliminin temeli ve birleştirici öğesidir. Evrimin gerçekleştiği olgusu Darwin hayattayken, doğal seçilim teorisinin evrimin ana açıklaması olması ise 1930'lu yıllarda bilim dünyası tarafından kabul görmüştür. Darwin'in orijinal teorileri modern evrimsel biyolojinin temelini oluşturmakta, hayatın çeşitliliği üzerine birleştirici bir mantıksal açıklama sunmaktadır. Darwin'in doğa tarihine duyduğu ilgi, önce Edinburgh Üniversitesi'nde tıp, sonra Cambridge Üniversitesi'nde teoloji okurken gelişti. Beagle gemisinde yaptığı beş senelik yolculuk sırasında, zamanın meşhur jeoloğu Charles Lyell'ın ortaya attığı, geçmişteki jeolojik süreçlerin bugünkülerle aynı olduğunu savunan teoriyi destekleyecek pek çok gözlem yaptı ve iyi bir jeolog olarak ünlendi. Aynı yolculukta, canlıların coğrafi dağılımı ve fosiller üzerine yaptığı dikkatli gözlemler sonucunda, türlerin birbirine dönüşümüyle ilgilenmeye başladı ve 1838'de doğal seçilim fikrini geliştirdi.Daha önce benzer fikirlerin "sapkınlık" olarak nitelendirildiğini ve bastırıldığını görmüş olduğundan, uzun süre fikirlerini en yakın arkadaşları dışında kimseye açmadı.Olası itirazlara en iyi şekilde cevap verebilmek için araştırma yapmaya ve kanıt toplamaya başladı.1858'de Alfred Russell Wallace'dan aldığı bir mektubu okuyunca, Wallace'ın da kendisininkine benzer bir teori geliştirdiğini anladı, ve nihayet teorisini yayımlamaya karar verdi. 1859'da yayımladığı On the Origin of Species (Türlerin Kökeni Üzerine) adlı kitabı, canlıların ortak atalardan evrilerek çeşitlendiği fikrinin geniş kabul görmesini sağladı. Daha sonra yayımladığı The Descent of Man, and Selection in Relation to Sex (İnsanın Türeyişi, ve Cinsiyete Mahsus Seçilim) kitabında insan evrimini ve cinsel seçilim fikrini inceledi. The Expression of the Emotions in Man and Animals (İnsan ve Hayvanlarda Duyguların İfadesi) adlı kitabında ise insanların ve hayvanların duygularını ifade ediş şekilleri arasındaki benzerlikleri ortaya koydu. Darwin bugün, John Herschel ve Isaac Newton gibi isimlerle beraber Westminster Kilisesi'nde gömülüdür.
Süha Demirel
Türlerin Kökeni'yi inceledi.
661 syf.
Yanılmıyorsam 1993 yılı Kasım ayıydı. Galatasaray Üniversitesini açıldığı ilk sene kazanmıştım, Kamu Yönetimi, Fransızca Hazırlık 1C. Okul yeni, adam gibi kütüphane bile yok, aslında kütüphanecisi var da kitap yok! Fransa’nın bağışladığı tamamı Fransızca bilimsel ve edebi eserler ile İnan Kıraç’ın vakfından gelen Türkçe eserler, ama çok az sayıdalar. Neyse, okulda düzgün sosyal faaliyet de yok, biz de soluğu paso kütüphanede alıyoruz, amaç hem sohbet hem de bir şeyler okumak. Kütüphaneci kız (GS Üniversitesi bir devlet üniversitesidir), çiçeği burnunda bir devlet memuru, genç, ama bizden büyük (ben 24’üm). Neyse, hatunla arkadaş olduk, akademik sohbetler vs. Kız -hafızam beni yanıltmıyorsa- fanatik Dev Yolcu, solun tillahı, ama korkunç da sloganist. Bir gün Karl Marx’dan konuşuyoruz, ne desin: “Aa, siz Kapital’i okumadınız mı? İyi de bu kitabı okumadan solcu olunmaz ki!” Biliyorum, sizce de kel alaka bir öngörü bu, ancak öyle içime işlemiş ki hatunun söylediği, ertesi gün soluğu Beyazıt Sahaflar çarşısında aldım. Amaç Kapital’i satın alıp okumak, tuğla gibi bir sürü kitap, bir değil altı kalın kitaptı sanırım, unuttum, çok eski baskı üç kitabı satın aldım (eksiklerdi, tamamını bulamadım). Ama o gün bugün hiç okuyamadım Kapital’i, yani tam solcu sayılmam! Gerçi Kapital’in iki farklı mangasını okudum, bu nedenle solcu sayılır mıyım sizce!? Darwin’in Türlerin Kökeni adlı eserini okumak istemem de bu tür bir durumdu. Neden derseniz, kendimi bildim bileli Yaradılış Teorisinin değil aksine Evrim Teorsinin doğruluğunu kabul ederim. Ancak bu kuramı kabul edip en önemli eserini okumamak da olmaz dedim ve kitabı 2019 Mayısında okumaya başladım. Zor kitap, elimde bir roman yok elbette, ciddi bir bilim eseri var, ansiklopedi gibi bir şey de değil, Darwin’in yıllarca emek verdiği, yüzlerce deneyin, testin, gezinin, maceranın ürünü Türlerin Kökeni. Bilimsel altyapısı olmayan -benim gibi- insanlar da okusun diye bunu yazmış, illa biyolog olmanıza gerek yok. Ancak konuya ilgi duymayanları sayfalarca süren benzer test sonuçları nedeniyle sıkabilir. Bir ara kitabı okumaktan vazgeçmiştim ancak bir hevesle kitabı son bir hafta içerisinde bitirdim. Özellikle 626-661 sayfalar arası ÖZET VE SONUÇLAR bölümü son derece berrak, akıcı bir dil barındırıyor. 1850’lerde yazılmış bir eser hala güncelliğini koruyor, nefis… Tabii aslında bu eserin çevirisinden de bahsetmek gerekiyor. Sevim Belli bu kitabı İngilizceden değil Fransızcadan çevirmiş ancak ortaya çıkan çeviri metin ilgili editörlerce İngilizce kaynak metinle birebir karşılaştırılmış. Sevim Belli, kesinlikle Öztürkçeci, bu tüm metinde hissediliyor, eseri okursanız siz de duyumsarsınız bunu, bence çeviri edimi kuvvetli bir insan, son derece akıcı bir dil kullanmış, problem olarak görebileceğiniz çok uzun cümlelerin bile altından rahatlıkla kalkmış. Beni tek geren konu, kaynak metinde (İnglizce a/an; Fransızca un/une) “bir” karşılıklarına sıkça başvurmuş olması, bazı yerlerde çok sıkıcı oluyor, kaynak dillerde bu ek olmazsa olmazdır, dilbilgisi anlamında kullanmak zorunlu ancak anadilimizde birçok yerde gereksiz kullanmış, “mot a mot” bir çeviri olmuş diyebilirim, tabii çevirinin sadece bu noktasında. Edisyon iyi sayılır, matbaa dizgi hataları epeyce var (50-60 tane), göz yumulabilir… Benim gibi Evrim Teorisi taraftarıysanız -ki olmasanız da bakmalısınız-, özellikle Sevim Belli çevirisini (Onur Yayınları) okumanızı öneririm. Süha Demirel, 4 Kasım 2020, İstanbul. *** Kitabın Künyesi: Adı: Türlerin Kökeni Yazar: Charles Darwin, Sevim Belli (Çevirmen) Baskı tarihi: 1 Ocak 2009 Sayfa sayısı: 661 Format: Karton kapak ISBN: 9789753510257 Kitabın türü: Antropoloji-Etnoloji, Bilim-Teknoloji-Mühendislik, Eleştiri-Kuram, İnsan ve Toplum Orijinal adı: The Origin of Species Dil: Türkçe Ülke: Türkiye Yayınevi: Onur Yayınları
Türlerin Kökeni
8.7/10
· 1.284 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
12
Mehmet D.
Türlerin Kökeni'yi inceledi.
566 syf.
·
46 günde
·
Puan vermedi
Ahmet Mithat Efendi'nin maymunlarından mı geliyoruz? Bu soruyu neden sordum ve Ahmet Mithat'la evrimin ne ilgisi var? Evrim kavramını Türkiye ile ya da Osmanlı ile tanıştıran isim Ahmet Mithat Efendi imiş. Kitabın önsözünde bu bilgi verilmiş. Kendisine ait Dağarcık dergisinde Darwin ve teorisi hakkında makale yayınlamış. Yayınlamış yayınlamasına da bu işi biraz da görmek istediği şekilde yaparak insanların maymundan geldiği şeklinde belirtmiş evrimi. Tabi bu çıkış o dönem müthiş tepki çekmiş ve Sultan Abdülaziz tarafından sürgün edilmiş Ahmet Mithat Efendi. Evrimin konuşulması yasaklanmış. Adnan Hoca ekibinin A9 TV'sinde evrim karşıtı yayınlar yapılır sürekli ve Sultan Abdülaziz de övülür. Bu övgünün temeli de budur maşaallah. Mehdinin gelmesiyle de tüm evrimcilerin kökü kazınacak inşaallah. Evrim düşüncesinin temeli ta milattan öncelerine dayansa da bilimsel olarak ortaya koyan ilk kişi Darwin değil, Lamarck'tır. Ancak evrim mekanizmasını daha sağlam temellere dayandıran Darwin olmuştur. Hatta evrim teorisi, darwinizm olarak da anılır. İki ismin öne sürdükleri teorideki en önemli fark Doğal Seleksiyon'dur. Kısaca, canlıların doğa koşullarına uyum sağlama gücü ve bunun neticesinde soyunu devam ettirmesi diyebiliriz buna. Doğal seleksiyon meselesi teorinin en çok tartışılan konusu. Çünkü bu konu başlığında Darwin'e göre türler, cinsler ve familyaların herbiri kendi sınıfı ya da grubu içinde ortak bir atadan türemiştir ve türeme devam ettikçe değişim de devam edecektir. Yani Darwin diyor ki türler ayrı ayrı yaratılmamıştır. Örneğin eşek ve zebranın atası ortaktır. Evrimin sanki farklı bir konusu yokmuş gibi herkesin atıp tuttuğu konu insan maymundan geliyor iddiasına gelirsek bu kitap da insanın kökenine inilmemiş. Bu konunun asıl irdelendiği kitap İnsanın Türeyişi kitabıdır. Ama kısaca söylersek, insan maymundan gelmiyor, insanla maymun ortak bir atadan gelmekte görüşü hakim. Doğal seleksiyonun iddia ettiği üzere yeni türler niye şu anda oluşmuyor diye bir soruya verilecek cevap şudur: Değişim çok uzun sürelidir. Değil bir insan ömrü bin insan ömrü bile bu değişimi gözlemlemeye yeterli değildir. Evrim teorisine dolayısıyla doğal seçilime getirilen itirazlardan biri, belki de en önemlisi gözün evrimleşmesi süreciyle ilgili. Darwin de bu itirazlara hak verip şu şekilde özeleştiri yapıyor: "Gözün odağını farklı uzaklıklara uydurması, içeri bırakılacak ışık tutarını ayarlaması, küresel ve renksel sapmayı düzeltmesi gibi eşsiz düzenlenişlerinin tümünün doğal seçmeyle oluşabildiğini düşünmenin pek saçma göründüğünü açık yürekle itiraf ederim." Şu durumu belirtmekte fayda var. Darwin türlerin kökenini araştırırken genetik bilimi henüz Mendel'in bezelyeleri seviyesindeydi. DNA'nın tespit edilmesi dahi 1950'leri bulmuştur. Teoriye getirilen eleştiri ve itirazların ne yazık ki büyük bir kısmı bilimsellikten uzak dini yönden yapılagelmiş ve hala yapılmakta. Kitabın içeriğinde bunca bilimsel çalışma varken hem de. Evet, kitabı okuduktan sonra Darwin'e karşı ön yargılarınız varsa kesinlikle silinecektir. Çünkü yaptığı araştırmalar, incelemeler ki birçoğu yerinde yapılmış, neredeyse dünyayı turlamış çalışmaları için bu insan. Evrim teorisine yapılan itirazların çoğunluğunun bilimden uzak olması ne kadar da talihsizlik insanlık adına. Gelişen bilim neticesinde Darwin'den sonra bile evrim teorisinin bunca karşı çıkmaya rağmen bilimsel olarak hala çürütülememesinin sebebi yukarıda bahsedildiği gibi ön yargılarla yapılan temelsiz eleştirilerdir. Peki bu kadar din demişken Darwin ateist miydi? Kitapta bunu ben anlayamadım. Hatta yaratılışa karşı çıkmak şöyle dursun, yer yer destekleyen fikirlerini de görüyoruz. Yalnız bu cümlelerini dindar olan eşini üzmemek için olduğuyla alakalı yorumlar yapılmış. Velhasıl-ı kelam evrim teorisi bilimsel bir mesele ve teoriye inanmanın dinden çıkarmakla falan bir ilgisinin olmadığını düşünüyorum. Nitekim Darwin hazretlerinin şu sonsözü yeterlidir: "Bu kitapta sunulan görüşlerin herhangi bir kimsenin dinsel inançlarını sarsması için anlaşılır bir gerekçe göremiyorum."
Türlerin Kökeni
8.7/10
· 1.284 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
6
81
Barış Ören
İnsanın Türeyişi'yi inceledi.
291 syf.
·
11 günde
·
9/10 puan
Evrimsel süreç
İngiliz doga bilimcisi Charles Darwin , yaşadığı yıllarda dünyada en çok tartışılan bilim adamıdır kuşkusuz. Hatta günümüzde Türkiye'de, yaptığı çalışmalar bazı kesimler tarafından görmezden geliniyor. Bunun sebebi, dinsel veya başka bir şey. Gerçek şu ki, Darwin'in teoremleri bugün birçok kesim tarafından onaylanıyor. Bugünü bir kenara bırakalım, yazıldığı 1871 yılında, böyle bir eser vermek gerçekten büyük yürek ister. Darwin'i sanırım cesaretiyle de tebrik etmek lazım. İnsanın Türeyişi , Darwin'in Türlerin Kökeni , Seksüel Seçme ile birlikte üç eserinden biri. Bu kitabında insanın bugüne kadarki geçirdiği evrim süreci anlatılıyor. Özünde şunu diyor Darwin. İnsan da dahil olmak üzere bütün canlılar yoktan varolmadı. Mutlaka geçmişteki bir atalarından evrildi. Sanırım kıyamet de burada kopuyor. Çünkü insanın bugünkü halinin, büyük maymunsularla ( goril, orangutan, şempanze ), aynı atadan evrildikleri düşüncesi kimileri tarafından hoş karsilanmiyor. Darwin yaptığı bu çalışmaları özellikle döneminin önemli diğer bilim adamlarının çalışmaları ile de destekliyor ve ispatlıyor. Yine diğer önemli bilim adami Huxley'in çalışmaları, Darwin'e motive olmuş diyebiliriz. Çünkü Darwin'in bu çalışmaları yayınlayıp yayinlamamakta ikircikli olduğu biliniyor. Kolay değil, geçmişte yapılan bilimsel çalışmalar, birçok bilim adamının canına mal olmuştu. Kitabın içeriğine değinelim yüzeysel olarak. Açılan başlıklardan biri insanın anatomik yapısında bulunan, bugün guduklesmis halde bulunan yapılar. Kuyruk kemiği, yirmilik diş, erkeklerin memeleri gibi yapıların, az gelişmiş insanın ilk atalarından miras kaldığı açıklanıyor. Ki ilk atalarimizin bundan yaklaşık elli milyon yıl önce yaşadığıni belirtelim. Yine bir başka başlık, insanın ve ortak atalarımız olduğu belirtilen büyük maymunsularin kafatasları ve beyinleri üzerinde yapılan çalışmalar. Yapılan bu antropolojik çalışmalar , birbirlerine benzer sonuçları yakalamış. Hem fiziksel olarak, hemde kemik yapısı olarak birbirimize çok benziyoruz. İnsanın evrilmesi sürecinde üç dönüm noktası var. İlki insanın el becerilerini kullanarak, aletler yapması. Böylece günlük işlerini daha kolay becerdiler, avlandilar, kendilerini korudular. Böylece insanın zihinsel yetilerinin gelişmeye başladığını görüyoruz. Diğer dönüm noktası, ateşin bulunması. Ateş, insanın beslenme yönünü tamamen değiştirdi. Sert ve lifli kök bitkilerini, avladıkları hayvanları pişirerek tukettiler ve beynin gelişmesine büyük katkı sağladı. Bu sayede beyin büyüdü. Bir diğer önemli evre, dilin gelişimi. İnsanın gelişmesinin özü konuşma yetisi sayesinde insan, diğer canlılara büyük fark attı. Böylece duygusallık ve iletişim kurma kabiliyeti gelişti. İnsanın iki ayağı üzerinde fiziksel olarak dik bir şekilde yürüyebilmesi, yine önemli bir evre olarak değerlendirilebilir. Böylece geniş coğrafyalaea yayilabildiler. Yayildik ds iyi mi oldu derseniz, bilmiyorum açıkçası. İlk insanların din ve tanrı konusunda pek bir bilgileri olduğu söylenemez haliyle. Bu konuya da yer verilmiş. Şöyle deniyor. " İnsanı ilk önce, göze görünmez ruhsal etkenlere inanmaya, sonra fetislere tapinmaya, daha sonra çok tanrililiga ve son olarak da tek tanrı inancına götüren yüksek zihinsel yetiler, insanın düşünme ve uslamlama yetenekleridir. Bu yetiler az gelişmiş düzeyde kaldığı sürece, gene onu kaçınılmaz olarak garip boşinanlara ve acayip tirelere yöneltir. Bunlardan çoğu üzerinde düşünülecek olursa korkunçtur." Sanırım bu konu bu cümleyle yeteri kadar aydınlatılmış oluyor. Kitabın dili yeteri kadar sade, öyle aman aman biyoloji bilgisine de ihtiyaç yok. Güzel bir şekilde anlatmak istediğini anlatmış Darwin. İyi okumalar...
İnsanın Türeyişi
8.7/10
· 344 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
18
Sîdar Ronahî
Lapa Lapa Kelebek Yağıyordu'yu inceledi.
64 syf.
·
Puan vermedi
Ortalığı kasıp kavuran çalışmalarıyla ünlü Darwin'in, o çok ünlü eserlerini henüz incelememiş, okumamış olsam da bu kitabıyla o çalışmalara bir hazırlık olur belki niyetiyle merhaba dedim Heval Darwin'e. Canlı türleri, karşılaştırmalar beklerken yeryüzü şekilleri, ormanlar, bitkiler ve kimi böcek türleri ama daha çok dağ, taş, bayır, ırmak ve kimi yerlerde de yerliler ile olan karşılaşmalarını, günlük şeklinde yazıldığını görerek bitirdim kitabı. Haa! Kırıklık mı yaşadım tabii ki hayır. Hatta çok da beğendim. Kısacık bir kitapta bence harika bilgiler mevcut.
Lapa Lapa Kelebek Yağıyordu
OKUYACAKLARIMA EKLE
7