·687 syf.····Okunma: 09 Temmuz 2023 12:32 "Suç ve Ceza yazılmasaydı bir yanımız eksik kalırdı."
~Zülfü Livaneli ~
"Yeraltından Notlar" kitabını iyi bir yayınevinden okuyamadığım için Dostoyevski'nin kitaplarının büyüsünü fark edememiştim.Çelişkiler içerisinde bırakan nadir kitaplardan biriydi,bir tür çelişkiler yumağıydı..
Kasvetli,simsiyah kara bulutlarla kaplı bir kitaptı "Suç ve Ceza"
Tıpkı Raskolnikov'un odası gibi.
Raskolnikov'un dünyasına dalmak istediğiniz yer.Kalabalık,gürültülü ortam olsa bile kitap dikkatinizi dağıtmıyor.Kitabın biraz kalın oluşundan hangi sayfada kaldım telaşına düşseniz bile Dostoyevski'nin sesini kulaklarınızda hissediyorsunuz.
"Burada kaldın okuyucum,devam et"der gibi.Kitabın her bir cümlesi,hissiyatı ayraç görevi görüyor..
Raskolnikov'un akılcı bir materyalist olması onda Tanrı bilincini uyandıramamaktaydı.
İnsanların korkuları yüzünden bu tür şeylere inandığını ve buna inanmayı absürt buluyordu.
Onu etkileyen en büyük etken çevreydi.
"Bir taraftan Hristiyanlık kültürüne diğer taraftan Rusya'yı kasıp kavuran sosyalist düşüncelere"sahip olan,içine kapanık öğretimine devam etmeye çalışan bir genç.
"Tanrının Adaleti;Acı çekmek Ruhun Fiyakasıdır."
Büyük adamlar suç işlemekten korkmamalıdır, yasaları normları parçalamalıdır.
Raskolnikov'un suçu;katil olması cezası ise vicdan azabıydı.Kendinin olağanüstü bir insan olduğunu düşünüyordu,planlarının iyi işleyeceğini düşünmüştü.
Tefeci kadının ölümünden sonra kafasında her gün mahkeme kurup kendini savunmaktaydı bazense ne kadar çaresiz olduğunu düşünüyordu.
Raskolnikov'un sloganı "Bir insanı öldürmedim, ben bir prensibi (bit) öldürdüm."
Çektiği vicdan azabı asılacak ya da bir kaç dakika sonra giyotine yatırılacak olan bir kimseden daha ağırdı..
"Utanmak bizim toplumumuzda suçluluktan daha önemli bir şeydir."
~İyi okumalar~