Aylin Balboa’nın 3. ve en yeni kitabı. Kafa dergisinde yayımlanan Osman serisinden oluşturduğu bir kitap.
Şu ana kadar okuduğum kitaplar içinde, ‘eğer bir kitap yazacak olsam bu kitap olurdu’ dediğim bir eser oldu. Okuduğumdan beri ara ara aklıma geldiği için kitabın lezzetinin ardından yeni bir kitaba başlamak istemedim.
Bir kadının kendi kendini tamir etmesinin hikâyesi anlatılıyor. Tarz olarak öyküden ziyade anı, mektup ya da günlük diyebilirim. Karakter bazı bölümlerde Osman’dan ayrılıyor bazı bölümlerde barışıyor, özlüyor, kavga ediyor, seviyor… Bunlarla birlikte ben de Osman’a kızıyorum, Osmanla barışıyorum, Osman’ı seviyorum..
Kendine has bir anlatımı var, örneklemeleri ve konuya incelikle bağlaması çok hoş. Sade ama bir o kadar da anlam yüklü bir dili var. Çoğu cümlenin altını çizmişimdir, durup düşünmüşümdür..
Herkesin kopamadığı bir Osman’ı var. Kopmaya çalıştıkça bağlandığı. Bağladıkça kördüğüm gibi kangrene çeviren hikayeleri. Osman’ı ararken kendimizi bulduğumuz bu kitabı herkese tavsiye ederim..
Not:
Sevgili arkadaşım, sayende güzel kitaplar güzel yazarlarla tanışıyorum.. Fatma Çekiç
Dipnot:
Bu hikaye Osman’dan uzunsa ve kitap da 129 sayfa ise Osman’ın 129 cm’lik bir bahçe cücesi olduğu canlanıyor gözümde. :)