Ne bu anlatıyı okurken yaşadığım hayranlığı ne de okuduktan sonra üzerimde bıraktığı tesiri ifade edemem.
Ne vakit bu kitabı okursunuz, hislerimi o vakit tecrübe edebilirsiniz, bu kadar net!
Ancak genel geçer bir ifade tarzıyla betimlemem gerekirse yaşam, kişiler ve sınırları belirlenmiş her şey hakkındaki bildiklerinizi bir yana koyun derim.
Çünkü bu istisnai metin, bilindik bir dünyanın içine birtakım kişileri veya olayları yerleştirerek oluşturulan bir anlatı değil.
Okurunu bir deniz kenarında başlayıp yine aynı deniz kenarında son bulan bir yolculuğa çıkaran yazar adeta kendi evrenini inşa eden Kafka gibi yapısökümcü bir tavır ve muazzam bir hayal gücüyle kendi evrenine davet ediyor.
İlk basımı 1993’te yapılan kitabın sonunda iki ek bölüm yer alıyor.
Bu eklerden birisi; özgün adı
“La litterature et le droit a la mort” olan 1947 tarihli “Edebiyat ve Ölüm Hakkı” başlıklı yazısıdır, ki
“De Kafka a Kafka” (Kafka’dan Kafka’ya) adlı kitabındandır.
İkinci ek, #jeanstarobinski ‘nin “Karanlık Thomas’ yı Okuma Denemesi” başlıklı yazısıdır ki metnin içtihatlarına emek vererek okuma yapmak isteyenler için kılavuz mahiyetinde. Karanlık Thomas
Karanlık ThomasMaurice Blanchot · Metis Yayınları · 2018337 okunma