Puan vermedi·216 syf.····Okunma: 22 Temmuz 2023 21:49 Norveçli yazar Erlend Loe'nin yazdığı, Dilek Başak tarafından çevrilen Naif. Süper Siren Yayınları’ndan çıkmış.
Erlend Loe ile Kadının Fendi kitabı ile tanışmıştım. Ardından Doppler'i okuyup "Evet, Loe sevdiğim bir yazar" demiştim. Doppler'in devamı olan Volvo Kamyonları okuduğum zaman biraz hayal kırıklığı yaşamış olsam da Loe okumaktan hemen vazgeçmemeye kararlıydım. Ve bu kararlılıkla Naif. Süper'i okuyarak devam ettim. Ve evet, Loe benim sevdiğim ve yazdıklarını keyifle okuyacağım bir yazar.
Kitaba başlarken önde Gary Fisher'a ait olan "Bisiklete binen herkes benim dostumdur." cümlesi karşılıyor. Bu karşılaşmanın tam da İstanbul Bostancı'da bisikletli Doğanay Güzelgün'e aracı ile çarpan ve Güzelgün'ün ölümüne sebebiyet veren şahsın suçunun başkası tarafından üstlenildiği zamanda karşıma çıkması canımı oldukça acıttı.
Gelelim kitabımıza. Kitaptaki kahramanın ve anlatıcının adını son sayfadaki e-postaya kadar bilmiyoruz. Ve e-postadan öğreniyoruz ki kahramanımız yazar ile aynı adı taşıyor. Bu da oldukça hoş bir detay olmuş. Bunu görür görmez Loe'nin gerçek hayatta abisi var mı diye basit bir araştırma yaptım ve kardeşlerinin olduğunu öğrendim. Bu kadarı benim için yeterliydi.
Erlend, 25 yaşında anlam arayışları içinde kendine yanıt bulmaya çalışan birisi. İşinden istifa edip bavulunu toplayarak bir süreliğine abisinin dairesine yerleşen Erlend hayata karşı ilgisini kaybetmiş biridir. Günlerini top atarak, tahtalara çivi çakarak ve arkadaşı ile fakslaşarak geçirir. Bu arada abisinim evinde karşısına çıkan zaman ve evren ile ilgili kitaptan da oldukça etkilenir. Bu esnada küçük bir çocukla tanışır. Bu çocukla kurduğu ilişki, çocuğa karşı tutumları beni oldukça etkiledi. Erlend, iyi biri olma gayesinde, çocukla olan ilişkisi aslında onun gerçekte iyi biri olduğunu apaçık ortaya seriyor. Kitabı daha fazla anlatmayacağım. Erlend'in her şeyi listelemesi içimde bir yerlere dokundu. Ama nereye onu çözemedim henüz.
Kitapta kapitalizm eleştirisini katmanlarda rahatlıkla görüyorsunuz. Kitabı okurken Erlend'in abisine Volvo marka bir arabayı almasına vesile olması Loe'nin Volvo markası ile neden bu kadar ilgilendiğini merak ettirdi (bkz, Volvo Kamyonlar).