Bu kitabı yazarın çok iyi sentezlediği psikolojik tahlillerine binaen okudum.. Ki kitabın başından son cümlesine kadar bu tür analizler ziyadesiyle mevcut. Kitabın adına da hak vermemek elde değil bu anlamda.. Ve İnsan ne kadar kalabalıklar arasında yaşarsa yaşasın, onu anlamayan herkes arasında yalnızdır.. Ve her insan tek bir kişi tarafından da olsa anlaşılmaya muhtaçtır. Aksinin, çeşitli hezayanlara sebebiyet vermesi kaçınılmaz olur elbet.
Kitap; bilhassa batılılaşmayla birlikte başlanan bir özenti heyulâsı sonrasında bir ailenin bireyselleşmedeki özgürlük mücadelesini anlatıyor.
Zira bir yandan batıya özenme söz konusu iken diğer yandan da bu tür sapmalara bir set çekme kudretine sahip olan ‘toplum baskısının’ bazen olumlu anlamda işe yaradığının bir ispatı adeta..
Kitap 3 bölümden oluşmakta. Lakin kitabın baş kahramanı Samim daha çok 2. Bölümde okuyucu ile tanıştırılmakta. Ve yazar Samim aracılığı ile psikanaliz yapmakta bir Simerenya hayali ile..Samim felsefik bit düşüncenin ışığı altında profesyonel bir şekilde psikoanalizler yaparak ideolojik uğraşlara gayret gösteren, hedonist kişilerin yaşantılarındaki dünyayı kendi iç benlikleriyle bir savaş alanından farksız göstererek adeta kişinin kendi ile yüzleşmesine zemin hazırlamakta birçok yerde..