Gönderi

Batı dışı toplumlar modernleşmeyi genellikle resmi devlet politikası ile hızlı ve topyekun bir şekilde gerçekleştirmeye çalışmıştır. Bu durum, modernleşmeye karşı toplumda ve aydınlar arasında bir reaksiyon oluşmasına yol açmış, çoğu zaman duygusal tonu yüksek muhafazakar ve milliyetçi tepkiler ortaya çıkarmıştır. (Erkan Ümmet, 19. yy Rus Edebiyatında Modernleşme Eleştirisi, Edebiyat Fakültesi Dergisi, Haziran 2017, s.5)
Makale
·
45 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Özge
Gönderi Sahibi
Batı dışı toplumlar için hedef Batılı olmaktır. Bunun en önemli nedeni ise Batı'nın 17.yy'dan itibaren kalkınması, gelişmesi ve teknolojik üstünlüğüdür. Batı ile rekabet etmekte zorlanan Batı dışı toplumlar, genellikle hazır reçeteler, uygunluğu denetlenmemiş kalıplarla kendi toplumlarını hızlı bir transformasyona sokma çabasında olmuştur. Bunun sonuçları ise bugün de hala süren kimlik tartışmaları, toplumsal ve ideolojik bölünmeler biçiminde görülmüştür. (Erkan Ümmet, 19. yy Rus Edebiyatında Modernleşme Eleştirisi, Edebiyat Fakültesi Dergisi, Haziran 2017, s.6)
Özge
Gönderi Sahibi
Dostoyevski'ye göre Avrupa Roma'dan itibaren İsa'ya ihanet etmiştir. Hıristiyanlığı geç kabul eden Ruslar Roma etkisiyle zehirlenmedikleri için İsa'nın "Tanrısal imgesini bütün saflığıyla" koruyabilmişlerdir. E.H.Carr Dostoyevski'nin ahlaki, milli inancının formülünü şöyle özetler: Bir yanda bencillik=Katoliklik=İsa düşmanlığı=Avrupa; Diğer yanda kardeşlik=Ortodoksluk=İsa=Rusya. (Erkan Ümmet, 19. yy Rus Edebiyatında Modernleşme Eleştirisi, Edebiyat Fakültesi Dergisi, Haziran 2017, s.18)