Günümüz modern dünyasında bireyin başarısı, toplumdaki statüsü ve elde ettikleri ile
ölçülmektedir. Bireyler başta aileleri olmak üzere birçok insan ve kurum tarafından başarılı
olmaları için yönlendirilmektedir. Bu yönlendirmeler sonucunda, birey hedeflenen amaca
ulaşmak için psikolojik gereksinimlerini ikinci plana atarak, sosyal yapının gereksinimleri
doğrultusunda yoğun bir çalışma içerisine girerek, hayatını sosyal yapının istek ve arzuları
doğrultusunda şekillendirmektedir. Bu şekillendirme sonucunda, birey kendisini sosyolojik
olarak ifade edebilirken psikolojik olarak kendini ifade edememektedir. Sosyolojik olarak
kendini gerçekleştiren bireyler toplumun bireyin kendisinden beklentisine cevap verirken,
kendisinin psikolojik gereksinimlerini ihmal etmekte, arzu ve isteklerini bastırmaktadır. Bu
ihmal ve bastırmalar sonucunda, birey kendisinden uzaklaşmakta ve içe dönük sosyalleşmeyen
kaygılı bir kişilik tipine sahip olmaktadır.