"İnsan güçlü olmadığı zaman akıllı olmak zorundadır." syf.62
edebiyatta Natüralizm akımının temsilcilerinden olan Emile Zola'nın hayvanlaşan İnsan kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı oldu. yazar bu kitap ile ünlü bir söz olan 'kitaplar başka dünyalara açılan kapılardır' ı okuyucuya kanıtlıyor. kitabı okurken yazar sizi 1860 yılları yaşayan Fransa'ya götürüyor, orada madenci emekçilerin zorluklarını, ezilmişliklerini ve isyanlarini içindeymişsiniz gibi yaşatıyor, madencilerin zorlu yaşamını anlatirken sosyalizm, kapitalizm ve anarşizm gibi dönemin yeni güncel konularının güçlü ve zayıf yönlerine de eleştirel bir ışık tutuyor. Yani 540 sayfa boyunca kendi dünyanızdan uzaklaşıp çok uzak ve pek bilmediğiniz bir dünyada yasiyor gibisiniz. Bu nedenle kitaplarin en çok da beni bambaşka diyarlara götürmesi yönünü çok severim.
kitapta o dönem Fransa'nin içinde olduğu ekonomik ve kültürel bunalımı, kentsoylu ve işçilerin arasındaki çatışmaları, insanların değişen koşullarda nasıl da değisebildigini ve özellikle cumhuriyet fikrinin Avrupa'da nasıl yayıldığına dair gibi bir çok bilgiyi de bulabilirsiniz.
kitabın ana kahramanları.
Etienne: iradeli ve güçlü yapısıyla madencilerin mücadelesine liderlik yapar.
caterina: hikayenin başında neşeli ve mutlu iken Caval adlı gencin ona zorla sahip olmasından sonra mutsuz günler yaşar, Caval öle birlikte yaşasa Bile kalbi her daim Etienne ile birlikte olacaktır.
mahue: madencilerin arasında akil insan dediğimiz en tecrübeli kişidir.
mahuede: ise mahue nin karısı mücadele boyunca en büyük bedelleri veren ve en büyük acılara katlanan kişi olmuştur.
ve bu güzelim kitapta yazamadığım daha bir çok kahraman vardır.
" mumu söndür, düşüncelerimin rengini görmeye ihtiyacım yok "