" İdealist bir öğretmen, Issız bir köy, Üç ceset."
Sevgili @ayhan_pala26 'nın sayfalarını heyecan ve gerilim ile çevireceğiniz psikolijik gerilim türü eseri Issız ile geldim.
Öncelikle belirtmeliyim ki, son zamanlarda okuduğum en iyi gerilim kitabıydı. Sonunda yaşadığım ters köşeyi hala üstümden atamadım diyebilirim. Emeğinize sağlık
Yazarımız, kitabının ilk satırlarına Dostoyevskı'nin "Ne yaparsan yap, daima pişman öleceksin. Belki yaptıklarından, belki de yapamadıklarından." sözüyle başlamış. Sözün anlamını okurken daha yoğun hissediyorsunuz.
Hikayemiz 2023 yılı Eskişehir'de bir cenaze evinde başlıyor. Yaşlı bir adam ve genç bir kız bir an da geçmişe gidiyor. 3 Ocak 1988 yılı, çetin bir kış geçiren ıssız bir köye doğru yolculuğumuz başlıyor. Öyle bir köy düşünün ki; elektrik ve su yok, yoğun kar yağışı sebebiyle yollar kapalı ve köylü ellerindeki erzağın yetip yetmeyeceğini düşünüyor. Bu köye sürgün edilerek atanan idealist bir öğretmen Enver ve küçük yaşta göz kuruması sebebiyle görme yetisini kaybetmiş Eşi Zehra'da var.
Tuvaleti ve banyosu evin dışında olan bu köyde Enver, eşi Zehra'ya banyo yaptırırken bir gölge fark eder. Eşi onu izleyen biri olduğunu göremezken, o gölgenin peşine düşer ve bir kaza olur. Bu kaza, hatayı doğurur. Bu kazayı ve devamında olan olayları izleyen, gören birisi vardır ama...
Demet, 11 yaşında, zeki, akıllı ve geleceğini şehirde okumak için planlayan bir kız. Tek kurtuluşunun okumak olduğunun farkındadır. Geleceğini inşa etmek için bir kumar oynar... Hayatına karşılık başka birisinin hayatı... Hem de en yakınının...
Yolların bile kapalı olduğu bu ıssız köyde 3 cinayet işlenir... 3 hayat söner ve 1 kişinin yeni bir hayatı olur... Peki kim o?
Bir solukta, sıkılmadan ve merakla bitirdiğim bu harika eser kesinlikle tavsiyemdir.
"Ufacık bir köyde bile olmayan huzur denilen şey acaba dünyanın neresinde saklanıyordur?"
Kitapla Kalın. Saygılar