Puan vermedi·96 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Ağustos 2023 21:31 Shakespeare’ den esinlenmişsin seen.. Hadi hadi itiraf et! Yoksa sen ve böyle bir hikaye yazmak?!
Şaka bir yana, amacım Sade’ı kötülemek değil asla. Ama okuyanlar okudukları ve okumayanlar da duydukları kadarıyla Beyefendinin sert mizacını biliyorlardır/duymuşlardır. [O muazzam kelimelerden yalnızca ‘sert’ i seçmekle onu kayırmış gibi oldum ya neyse.. :)]
Kitabın konusundan bahsetmem gerekirse, aşk üçgeni mi desem… Aslında olmayıp zorla yaratılan bir üçgen mi desem bilemedim. Bir yanda kötülük, diğer yanda onunla savaşmaya çalışan zavallı iyilik. Zavallı dememin sebebi de çoğu anlatıda iyi insanların genelde saf ve aptal olarak gösterilmeleri. Yahu iyi olupta zehir gibi zeki olan akıllı insanlar yok mu?
Bu arada ben kitabın konusundan çok, Sade’ın o saf duygulara yaptığı atıflara takıldım hoşuma da gitti. Sevdim.
Nasıl ki izlediğimiz dizi yada filmlerde; kötü adam bir yerden sonra iyi adam olur ve biz onu sevmeye başlarız, gözümüze daha sempatik görünür, şu an benim hissettiğim tam da bu.
Hikaye gayet akıcı ve güzeldi. Başta da söylediğim gibi Shakespeare tadında enfesti. Sade’a bir şans daha vermek istiyorsanız doğru adrestesiniz!
“Sözün kısası; tüm günahlar, itibarın ve zenginliğin suistimalinin ortaya çıkardıklarıdır ve her şeyden önemlisi ahlaki değerlerini ihmal ettiğimiz yaşayan iyi insanlar olmaksızın ne biz ne de çevremizdekiler mutlu olabilirler.”