·816 syf.····Okunma: 31 Temmuz 2023 23:17 Serinin Son Kitabı: Tekrarların ve Geri Dönüşlerin Kitabı
Uzun zaman önce okuduğum bu serinin son kitabı, tam anlamıyla bir geri dönüş bombardımanı. Sürekli geçmişten sahneler önümüze seriliyor. Yazar, sanki bir defa okuduğunuz bir sahneyi ezberlemenizi istiyormuş gibi tekrar tekrar karşınıza çıkarıyor. 800 sayfalık kitabın bu sahneleri çıkarılsa zar zor 400 sayfayı bulabilir.
Uzun betimlemeler ve detaylar da hikayenin akışını ağırlaştırıyor.Bir noktada, karakterin hangi anısının gerçek, hangisinin hayal olduğu arasında kaybolmak, okuru delirme noktasına getiriyor.
Konu ve karakterler sürekli birbirini tekrar ediyor, bu da okuma deneyimini zorlaştıran başka bir faktör haline geliyor.
Yazar, intikam peşinde koşan karakterlerin nasıl heba olduğunu ve her seçimin bir bedeli olduğunu göstermek istemiş. Hayatın, o bedeli gerekirse insanı süründürerek ödettiğini anlatmak için çaba sarf etmiş. Fakat bu mesaj, zaman zaman gereğinden fazla zorlanmış ve bazı karakterlerin potansiyeli harcanmış gibi hissettirdi.
Kitaptaki isimlerle de oynayarak ironi yapmadan geçemeyeceğim: Ediz Çağıran ve Doğa Güngör, aslında Ediz Kızkaçıran ve Doğa Güngörmemiş olmalıymış. Bu isimler, karakterlerin yaşadığı talihsiz olayları daha iyi yansıtıyor gibi.
Her ne kadar olumsuz yönler bariz olsa da, özellikle Doğa’nın Ediz öldükten sonraki krizleri beni etkilemedi diyemem. Onun, Ediz'in ölümünü(sahte ölüm) kabullenememesi, sürekli hayal ile gerçek arasında gidip gelmesi, bir hiç uğruna kaybettiği bebeği... Tüm bu unsurlar üzerimde derin bir etki bıraktı. Yine de, Uygar ve Gece’nin bu uğurda kendilerini feda etmeleri gibi bazı detaylar hala tam olarak anlam bulmamış gibi hissettirdi.
Kitabın karakterlerine sinirlenip durduğum anlar da oldu, içten içe etkilendiğim anlar da. İyisiyle kötüsüyle seriyi bitirdim. Yazarın uzun yıllarını alan bu seriyi bitirme sürecinde acele ettiği hissine kapıldım. Hikaye uzadıkça uzatılmış, ama sona geldiğinde her şey hızlıca toparlanıp ucu açık bırakılmış. Neyse ki, sonunda karakterlerin evlenip çocuklarıyla mutlu bir hayat yaşadığı klişe bir bitişle karşılaşmadık, bu da bana bir nebze memnuniyet verdi.