10/10
·104 syf.··
2023 33. kitabı
Bu kitapta 1518 yılında Strasburg’da gerçekleşen, sırrı çözülememiş dans vebasının bir uyarlamasını okuyoruz. Kitabımız yememek için -evet yememek..- bebeğini nehre bırakmak zorunda kalan bir anneyle başlıyor. Halk o kadar sefil bir halde ki yiyecekleri, içecekleri, hiçbir şeyleri yok. Bu sebeple pislik yiyerek, hayvanları yiyerek (kedi, köpek, fare dahil), hatta kendi çocuklarını yiyerek yamyamlığa kadar ilerliyor bu durum. Bebeğini yememek için nehre atan anne, yaşadığı o ruhsal yorgunluktan kaçabilmek için dans etmeye başlıyor. Bir kişi, iki kişi, üç kişi derken dans edenlerin sayısı artarak bir salgın haline geliyor. Kitap o kadar vurucuydu ki anlatamam. İnsanların psikolojisini sinsi bir şekilde sertçe yüzümüze çarpıyor. Bazı yerlerde dehşete düştüm. Bazı yerlerde sinirden kafayı yedim. Hele o ruhbani liderler.. Hangi din olursa olsun o dini sömüren kullanan insanları gösteren o ruhbani liderler. Kendileri tanrı adına para -ki o bile çok zor bulunuyor, bulunsa dahi alacak hiçbir şey yok-, meyve, yemek.. Ellerine ne geçerse geçsin önemli değil halktan hep bir şeyler isteyip duruyor. Onların o doymazlığını okurken cinnet geçirdim. Hele o son sayfalarda yaptıkları.. O an kitabın içine dalıp aynısını onlara yapmak istedim. Son da kilise insanlara kapısını açıyor ama neden? Çünkü Martin Luther’in reform hareketlenmesi var ve insanlar onun tarafına geçmek üzere. Sırf bu yüzden belediye ile anlaşma yapmak zorunda kalıyor. “Lobutları devirerek oynamak isteyen, oyunda kalmak istiyorsa, onları tekrar doğrultmak zorunda.” Başkanın ruhbani lidere söylediği cümle bu.. Ne kadar da doğru değil mi?
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,2bin okunma
·
27 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.