·116 syf.····Okunma: 02 Ağustos 2023 15:24 Kitabın yazarı Fournier'in biricik eşini kaybettikten bir süre sonra kaleme aldığı, tüm duyguların iç içe geçtiği bir eser "Dul", aynı zamanda yazarın kalemiyle ilk defa tanıştığım eser. En son değerli sanatçımız Özkan Uğur'un ölümünden sonra eşinin yazdığı veda yazısını okuduğumda bu konu üzerinde düşünmüştüm; şu kadarcık insan ömrünün yarısından fazlasını beraber geçirdiğin kişiyi kaybetmenin getirdiği o boşluk nasıl bir şey olabilir ki? Tahayyül etmeye çalıştım, hiçbir zaman başaramadım. Fournier'in sevgisi de üzüntüsü de yer yer eşinin onu bırakıp gitmesine karşı duyduğu sitemi de, bencilce olduğunu itiraf ederek 'Keşke onun yerine ben ölseydim' düşünceleri de.. Hepsi o kadar gerçek, o kadar sahiciydi ki, pek çok yerde gözlerim dolu dolu, kalbimde bir sızı ile okudum kitabı, bazen de bir kalbimdeki o sızı ile birlikte gelen kocaman bir gülümseme ile.. "Gerçek" bir şeyler okumak isteyenlere kalpten tavsiye ederim.
"Artık çantan hep orada ama sen yoksun. García Márquez yazmıştı: Sevdiğimiz insanlar bütün eşyalarıyla birlikte ölmeli." (s. 61)
"Anlayabilmek için en kötüsünün başa gelmesini beklemek ne acı. Neden mutluluğu, ancak çekip giderken çıkardığı sesle tanıyabiliyoruz?" (s. 90)
Mutluluğu çekip gitmeden önce tanıyabilmemiz dileğiyle..