Savaşın insanın en vahşi, en acımasız tarafını ortaya çıkardığını yazarın verdiği uç örneklerden anlayabiliyoruz. Yazar uçlarda dolaşırken “Bir insanda insanlığın bütün halleri mevcuttur.” aforizması aklıma geliyor. “Bu kadar da olmaz, bu kişi bunu yapmaz.” dediğiniz her şey aslında şartların ve hayatın zorlamasıyla yapılabilir. Pedofili örnekleri, ensest ilişkiler, hayvan şiddetinin yanında bir de merhamet, acıma, sevgi ve aşk duygularının iç içe girdiğini görebiliyorsunuz. Hayata uyum sağlamak adına iyi ve kötü olan her şeyi öğrenmeye çalışmak ve yeri geldiğinde kötülüğü başkasına bir iyilik aracı olarak kullanmaya çalışmak her ne kadar çelişki gibi görünse de birden okuru içine çeken bir durum oluveriyor. Hatta kötülüğü öğrenmek hayata karşı tutunabilmenin bir yolu olarak gösteriliyor ki bu da çok normal bir durummuş gibi okura sunuluyor. Okur için farklı bir deneyim sunacağını düşündüğüm sıradışı bir üçleme. Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü Yalan