Gerçekçi bir şekilde insanlığa ve kamu kurumlarına yapılan ustaca ve zekice eleştiriler ile dolu "Palto" kitabıyla okumaya başladığım Gogol'un, bu sıra "Burun" adlı eserini okudum. "Burun" Gogol'ün eleştiri dolu, dolaylı yolla alegorik bir anlatımla "burun metaforu" ile oluşturduğu öyküsüdür.
Sekizinci dereceden memur olan Kovalev, bir sabah uyandığında burnunun yerinde olmadığını fark eder ve burnunun peşine düşer, yerinde olması gerekirken yerinde olmayan olan burun ise, sıradan ,fakir bir adamın ekmeğinin arasından çıkıyor. Öykünün kahramanı burnunu kavuştuğunda her açıdan kendine gelir. Öyküde dönemin Rus bürokrasisine eleştiriler bulunmaktadır. Gogol, toplumdaki ve sistemdeki çarpıklıklardan, toplumda mevkilere verilen abartılı önem, liyakatsizliğinden insan davranışlarına kadar yani burnunun önündeki her şeyi eleştiriyor. Kitabı bitirdiğinizde "burun metoforu"nu nereye çekersek oraya gitmektedir kitaptaki asıl ustalık da bundandır.
İşin dikkat çekici diğer yanı ise; Gogol bu kısa hikayeyi o dönem bir dergiye yayınlansın diye gönderir ancak olumsuz yanıt alır. Sonrasında bu öyküdeki eleştiriyi görebilen Puşkin öyküyü alıp kendi dergisinde yayınlar.
Liyakatsizlik hüküm sürdükçe ve hayat mücadelesi devam ettiği ve maddi değerler daha değerli olmaya devam ettikçe ''Palto'' ve "Burun" okunmaya ve değer görmeye devam edecektir.