Bu kitabı okumak çok kolay değil.Yaptığım onca alıntıya rağmen açıkcası çokta beğenmedim. Pek akıcılığı yok. Yazarın dili de pek sürükleyici değil. Kitabı bitirmem gerçekten zaman aldı. Hatta bitiremeyeceğim diye korktum ama bitirdim.
Eser Vedat Türkali’nin 1974 yılında çıkan ilk romanıdır. 1960 darbesi öncesini konu alan roman, 1974 Milliyet Yayınları Roman Ödülü ve 1975 Orhan Kemal Roman Armağanı’na layık görülmüştür.
Eserde eski bir devrimci olan Kenan’ın hikâyesi anlatılıyor. Kenan, sorgu esnasında gördüğü şiddetten dolayı artık devrimci olmak istemediğine karar verip o işlerden elini eteğini çekiyor. Ancak tutulacağı aşk yüzünden hayat onu farklı yerlere savuruyor… Okuyucu Kenan’ın hayatında olup bitenleri öğrenirken bir yandan dönemin Türkiyesi’ni de her detayıyla görüyor
Esere ayrıntılı deginecek olursam,
Kenan, 39-40 yaşlarında felsefe bölümünden mezun olan bir adamdır Nermin ile evli ve Zeynep adında bir kızı vardr. 1944’te komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklanır ve daha sonra daha sakin bir hayat yaşamaya başlamıştır. Memuriyetten yıllar sonra ayrılan Kenan, bir kitapçı açar. Bir meyhanede Sermet’in sevgilisi olarak tanıştığı Günsel ile ilişkisi olan Kenan, Sermet’ten ayrıldıktan sonra bu kıza duygusal olarak bağlanmaya başlar. Günsel felsefe eğitimi almış devrimci bir kızdır. Kenan da karısı Nermin’den ayrılmak ister ama karısı bunu kabul etmez. Günsel ve Kenan’ın aşk yaşadığı yıllarda Türkiye’de siyasi çalkantılı bir dönem yaşanmaktadır. Ülke Demokratlar ve Paçacılar olarak ikiye bölünmüş durumdadır. Günsel, Kenan ile yaşadığı ilişkiden sonra Kenan’dan bir çocuk beklemektedir. Günsel’in arkadaşlarının yaptığı soruşturma sonucunda Kenan’ın polis olduğunu öğrenir. Bu durum sonucunda Günsel’in Kenan’dan ayrılır. Eşi Nermin ve kızı Zeynep’i de ruhsal bunalım nedeniyle döven Kenan, eşi ve kızının evden ayrılışı ile ciddi ruhsal sorunlar yaşamaya başlar. Romanın sonunda eşi Nermin’i arayıp af dileyen Kenan, Günsel’e de polis olmadığını söyleyerek bir mektup yazarak intihar eder.