Puan vermedi·192 syf.····Okunma: 21 Temmuz 2023 09:23 "Meleğin kazandığı zafer yalnızca şeytanın acı çekmesine neden olmaz: Çünkü ona tesadüfen acı çektirmez, acı çekmesi gerektiği için acı çektirir. Zaten başka türlü var olamazdı. Tıpkı bir zafer kazanmadıkça diğer tarafın acı çekemeyecek olması gibi. Meleğin iyiliği nasıl bir iyilik ki kötülük barındırması gerekir? Mikail hangi suçu yüzünden şeytanı cezalandırır ya da hangi suçu işlemesine engel olmak için onu işler? Şans verilseydi belki şeytan da ona aynısını yapardı. Öyleyse ikisinin arasında ne gibi bir fark var? Bence mızrağı saplayan ya da mızrağı yiyen diye bir şey yok; sadece saplamak var."
...
Kralın Laneti okuduğum en ilginç kitaplardan biriydi. Her okuyanın başka duygulara kapılabileceği yoruma açık kısımlar bulunuyordu. Bana göre bu kitabın ana teması iyilik ile kötülüğün arasındaki ince çizgi hatta ikisinin bir bütün olması. Kitap boyunca şeytanı ve Mikaili temsil eden iki karakter görüyoruz. İkisinin birbiri ile mücadelesini gerilimle okuyor insan. Eserin son kısımları ise çok çarpıcı. Şeytan meleğin suç işlemesine sebep olabilmek için bilerek mi kötülüğünü yayar ve onu da sezdirmeden kendinden biri yapar yoksa melek adaleti yerine getirdiği için yaptığı eylemden muaftır ve şeytanı durdurmak için işlediği suça rağmen mutlak iyi ve kazanan mıdır? Bu soruları sorduran eser, en sonunda kendi sorularını cevaplıyor. Varılan sonuç ise ikisi de birbiri için var olmuştur ve aslında her iki eylem de anlamsızdır. Bu kitaptan sonra bahsi geçen meleğin şeytanı bıçaklama sahnesini anlatan resim artık benim için farklı bir yere sahip oldu:)