Puan vermedi·164 syf.····Okunma: 11 Ağustos 2023 11:45 -Üst kurmaca ile modernist öyküde yer aldığını gösteriyor Mustafa Kutlu. Ancak yazar-anlatıcı olan Mustafa karakteri Tanpınar'ın (?) romanın ortaya çıkışını ifşa etmeye dayandırdığı (sanırım Tanpınar öyle olmalı demez, ortaya çıkış sürecini anlatır sadece) görüşüne de karşı çıkıyor: "Dünyada her şeyin bir hududu var. Onu aşarsa edebiyat edep dairesinden çıkar"(101)
-Özel hayat ifadesi gereği kadar özel olmalıdır. Tahir Sami Bey'in arşivde o kadınla samimi olamayacağını karakterin anlatılan yasamindan anlıyoruz. Anlatıcı mahrem noktalara girmesine gerek yok, zaten öyle bir şey oluşmayacaktır.
-Yazar-anlatıcı, Tahir Sami'ye onun hayat hikâyesini kitaplaştıracağını söylerken gerçeklik ve kurmaca arasındaki farkı ifade eder:" Yani benim yazacağım Tahir Sami Bey bire bir siz değilsiniz. Olamaz da. Onu ben yeniden inşa edeceğimiz."(32)
-Tahir Sami Bey gelenek içinde yaşamış ancak modernizmin ve bozulan düzenin içinde ölmüştür. Emekleri de giderek bozulan, kalabalıklaşan dünyada belki de yok olmuştur onun ölümüyle. Sade yaşamış sade ölmüştür.
-Gelenek; yaşam, kitap, sahaf, çarşı üzerinden anlatılır. Değişen, giderek modernleşen dünyada Tahir Sami ve onun babası,dedesi bir çizgidir.
-Karakter hep bir mekana, özellikle en son kendini bulduğu arşiv dairesine bağlanır kalır. Yazar-anlatıcı da kitabın girişinde mekanın diğerinden bahseder bize.