·120 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Ağustos 2023 05:05 İlk defa bir oyun okudum, oyunlara karşı hep mesafeliydim bana hitap etmediğini düşürdüm ama bu kitap öyle olmadı. Oyun olmasına rağmen çok beğendim.
Savaşın insan üzerindeki etkisini, ölenlerin ayrı, dönebilenlerin ayrı, arkada kalmışların ayrı, herkesin gözünden kısa ve öz şekilde aktarmayı başarmış bir eser.
Dönenin yaşamak için ufak kırıntılar araması, çabası, isyanı her şey çok gerçek. Borchert savaşı bu kitapla birlikte bir daha yaşamış ve bize de yaşatıyor.
Savaştan dönüyorsun sanıyorsun ki kurtuldun. Ama ne sen aynı kişisin ne döndüğün yer bildiğin gibi. Sıfırdan gelsen belki daha kolay ama sen yarım kalanı yitip gitmişle tamamlamaya çalışıyorsun. Ne geçmişi kabullenebiliyorsun ne de şu ana adapte olabiliyorsun… Bir yandan bu dayanılmaz yaşamın ölüm isteği diğer yandan içindeki(öteki) yaşam umudu…
Tüm kitap boyunca başkahramana kapatılan kapıları okuyoruz ama sonunda görüyoruz ki o da birilerinin kapısını kapatmış. O da birinin katili(?)
Yaşama tutunmak için uğradığımız kapılar kapanır, kapatanı suçlarız ölüm sebebimiz sayarız ama aslında biz de birilerine kapılar kapatmış kimseleriz. Hayat belki de bu döngüden ibaret.