Puan vermedi·622 syf.····Okunma: 13 Ağustos 2023 09:42 Kitap okuma alışkanlığım pek yoktu ve bu kitaba başlamadan önce bu alışkanlığı yeni yeni kazanmaya başlıyordum. Kitabı okuduğum süreçte baş kahramanımız Oblomov'un tembelliğinin bir virüs gibi bana da geçtiğini hissettim. Normal şartlar altında bu kalınlıkta bir kitabı en fazla bir ay gibi bir sürede bitiriyorken, Oblomov'u bitirmek daha uzun sürdü.
Kitabı nihayet bitirebildim ve sonlara doğru beni öyle bir buhrana soktu ki; gülsem mi ağlasam mı kafam karıştı. Bayağı canım sıkıldı...
Hayatımızın bazı dönemlerinde hepimiz Oblomovun hırkasını atarız üstümüze ve sadece düşünürüz. Hayatın zorluklarına karşı dik durmak yerine bir kaçış yolu ararız. Eyleme geçmek yerine sadece düşündüğümüz ve eylemsiz kalarak kendimizi cezalandırdığımız zamanlar olmuştur.
Kitap şunu acı bir şekilde insanın yüzüne vuruyor ki; eyleme geçmeyerek, sadece düşünmek, insanı bir süre sonra zehirliyor. Zaman öyle bir geçiyor ki yaşlandığında, sadece fikirlerinle kalmış olduğunu fark ediyorsun ve harekete geçmek için her şeyin artık çok geç olduğunu anlıyorsun.
Oblomov kitabını okurken başlarda Oblomov'un hayatını imrendiğimi itiraf etmeliyim. Fakat sonlara doğru bu yaşayış tarzından öyle bir soğudum ki; Oblomov'un ki gibi bir hayatımın olmasından çok korkuyorum...