Puan vermedi·160 syf.··Beğendi
· Merhaba. "...Artık ortada son derece ruhsuz, sıradan ve kültürel açıdan ölü bir Dünya var..." - Arthur C. Clarke (Çocukluğun Sonu) Yağmurlu havaları fırsat bilip, hemen bir bardak çay ya da kahve kapıp, odasına kapanıp, tüm gün boyunca kitap okumaya ba-yı-lan tüm kitap kurtları bu zevkin popüler kültürün içerisinde tamamen bir gösteriş aracına dönüştürüldüğünü ve artık sıradanlaştığını özellikle son yıllarda fark etmiştir. Peki
Sabahattin Ali'nin
Kürk Mantolu Madonna'sı? İşte sıradanlaştırılmaya direnebilmiş ve inanılmazlığını koruyabilmiş, her yaştan insanın, hatta bir insanın farklı yaşlarda okuyabileceği ve her seferinde kendisini bulabileceği nadir kitaplardan biriyle karşı karşıyasın. Ben çok Türk edebiyatı klasiği okurum ve daha önce de değindiğim gibi benim gözümde hâlâ Halit Ziya Uşaklıgil'in, beni kitaba inceleme yazmak yerine Ahmet Cemil'e mektup yazmaya itecek kadar çok etkileyen,
Mai ve Siyah'ı bir numaradır. Kürk Mantolu Madonna bile onu tahtından indirmeyi başaramamıştır ama ilginç bir şekildeas indirmeyi başarmaya en çok yaklaşmıştır. Açıkçası okuma sürecim boyunca bir taht değişikliği heyecanı içerisindeydim ve hâlâ hayatta olmama şaşırıyorum. Öyle ki dün gece kitabı bitirdikten sonra, henüz kitabın üzerimdeki etkisi zirvedeyken ve ben inceleme yazamayacak kadar altüst olmuşken değerli

ZÜMRA'nın değerli yorumunu gördüm ve ona sadece şöyle karşılık verebildim: ''İnanılmaz bir kitap... inanılmaz...'' Sabahattin Ali, Raif Efendi'nin hayatının dile getirilmemiş ve gizli kalmış köşelerini mercek altına alıyor ve seni onun zihnine, duygularına ve düşüncelerine götürüyor.