Uyanış uzun zamandır okumak istediğim ama bir türlü elimin gitmediği kitaplardandı. Dün anlık gelen bir hevesle başladım ve bugün bitirdim. Kate Chopin'le 2 sene önce feminist yazarlar hakkında araştırma yaparken tanışmıştım. Uyanış'ın konusu ilgimi çekmişti ve hemen satın almıştım ama ancak şimdi okuyabildim. Yine de rahatlıkla söyleyebilirim ki okuduğum son kitabı olmayacak.
Uyanış, aynı adından da anlaşıldığı gibi bir kadının uyanışı hakkında. Edna Pontellier yaz tatilinde kaldıkları yerde Robert ile tanışıp ona aşık olunca, yıllardır yaşadığı hayatı ve kendisini sorgulamaya başlar.
Bir birey olarak kendisini aynı zamanda annelik, kadınlık, evlilik gibi kavramları sorgulamaya başlar. Kendini birinin karısı olarak ya da bir anne olarak değil de bir birey olarak keşfetmesini okurken aynı zamanda verdiği kararları, çevresinin tepkilerini okuyoruz.
Yazarın dili çok güzel, yaptığı betimlemeler anlattığı yerdeymişsiniz hissi veriyor. Yan karakterler açıkça sadece bir karakter olmaktan ibaret değiller. Edna'nın kaçtığı ve olmak istediği şeyleri sembol ediyorlar ve bunu fark etmek beni mutlu etti.
Kitabı beğenmeyen çok kişi olmasına ve özellikle yayınlandığı zamanlar tepki almasına hiç şaşırmadım. Edna kitap boyunca birçok düşüncesiz diyebileceğimiz karar alıyor. "Ahlak'' olarak baktığımızda kötü sayılabilecek şeyler yapıyor. Ben bu yüzden kitaba düşük puan vermeyi yüzeysel bakmak olarak görüyorum. Edna 29 yıldır hayatında ilk defa kendisi için düşünüyor, kendisi için bir şeyler yapıyor. Farkına vardığı şeyler yaşadığı toplumun çok aksi şeyler. Edna'nın kendisiyle ve yaşadığı dünya ile çatışmasını okuduğumuza inanıyorum. Fark ettiği şeyler yüzünden ne yapması gerektiğini kestiremiyor, sadece eski hayatından kaçması gerektiğini biliyor, buna göre kararlar alıyor.
Ben kitabı gerçekten beğendim. Uzun zaman sonra beni böyle etkileyen bir klasik okumak iyi geldi.