Puan vermedi·248 syf.····Okunma: 26 Temmuz 2017 07:56 Göğün derinliğiyle suyun derinliği arasında bir yerde, bir çizgide yaşama huysuzluğu içinde duruyoruz, yürüyoruz, dönüyoruz, sonra yine duruyoruz işte” cümlesini okuyunca duramıyor insan. Çünkü daha o ilk cümle sarıp sarmalıyor insanı. Sular seller gibi akıp geçiyor sayfalar ellerimin arasından…
Yolculuklar ve Kentler
“Cümleten İyi Yolculuklar” ve “Trenler Kalkar Haydarpaşa’dan” ile başlayan Kentler ve Yolculuklar dizisi, “Bu Sefer Mavi…” ile sürüyor. Diziyi, Haydar Ergülen düşlemiş, Kırmızı Kedi Yayınevi ile hayata geçirmiş. Dizinin ilk iki kitabını görmemişliğin, okumamışlığın haklı hüznüyle, “Bu Sefer Mavi…”nin her sayfasını ah çekerek, ilk işim onları da edinmek olmalı diyerek okudum. Keyifli tek başına yetersiz kalacak, alabildiğine keyifli bir derleme “Bu Sefer Mavi…”. Belli ki Ergülen, öykücülerini arayarak özel çağrı ile yazdırmış… (Belli ki Ergülen, beni hiç tanımıyor; tanısaydı keşke… )
İki mavilik var hayatımızda…
“… biri gözünü biri gönlünü alan iki mavilik göreceksin, o maviliklerin biri sr, biri göklerdir” diyor kendi sayfasında Haydar Ergülen… kitabı oluşturan 20 yazarın en şanslısı, çünkü “Miço Sesleniyor” başlığıyla kitabın giriş yazısını, bir de “Bu Nehirden Ruhun Gemisi Geçer!” ile öyküsü yer alıyor.
Açık söylemek gerekirse, Miço’nun seslenişini duyduktan sonra öyküsünün aynı çizgiyi yakalayamayacağı kaygısındaydım. Ama umduğum gibi olmadı, yükseldikçe yükseldi Haydar, dizinin yeni olası kitabını duyurmak adına sanki.
Coşup her öykü/anı/denemeyi buraya aktaracağım bırakmazsanız. Gelin bir anlaşma yapalım, hazır tatildeyiz de Hazır tam da kitap okumanın, keyif çıkarmanın zamanı… Buna da bağlı olarak düş kurmanın zamanı… Düşlerle birlikte denizlere dalmanın, kulaç atmanın zamanı… “Bu Sefer Mavi…”yi alın ve o engin maviliklere dalın. #keyifliokumalar