Öncelikle yazarın şiirlerini okurken sayfa aralarında kendi kendime “ bu kadına bunları yazdıracak kadar başından neler geçmiş olabilir. Yoğun ve tesirli duygularını bu şekilde yazıya dökmesinin gerekçesi ne olabilir.” diye sordum ve kitabı bitirdikten sonra yazarın hayatına baktım
1951’de on altı yaşında ailesinin isteği üzerine kuzeni, daha sonradan eleştirmen ve karikatürist olan Parviz Shapour ile evlenmiştir. Ve bir yıl sonra oğlu “Kamyar” doğdu, sonra eşinin isteği üzerine Ahwaz’a taşındılar.
Cesur, minik ve çekici bir kadın olan Füruğ Ferruhzad Ahwaz’da sıkı kıyafetler giyen ilk kadındır. Füruğ bu kasabada uzun süre kocasıyla birlikte kalamadı. Evlilik 1954 yılında boşanma ile sonuçlanır; çocuğunun velayeti ise eşine verilir. İran kanunlarına göre boşanan kadına çocuğun velayeti verilmemekteydi; çocuğundan ayrı düş(ürül)mek, onun ruh dünyasında derin yaralara sebep olur.
13 Şubat 1967 tarihinde öğleden sonra saat 14.30'da stüdyoya gitmek için hızla seyir halindeyken karşısına çıkan okul aracına çarpamamak için direksiyonu kıran Füruğ, aracından fırlayıp, boynunun kırılmasıyla 32 yaşında hayata gözlerini yummuştur.
Füruğ Ferruhzad, şiirlerinde kadınların sorunlarını ele almakta, İran toplumunun kadınlara karşı uyguladığı ayrımcılığı eleştirmektedir. Onun bu fikirleri zaman zaman şiddetli tartışmalara yol açmıştır. O İran’da kadınların yaşamlarının daha iyi hak ve koşullara kavuşmasını savunmaktaydı. Dönemindeki Şah’ın despotluğuna karşı çıkmıştır.
Kederli ipek’ yazarın 4 ayrı kitabından bir seçki.
Yaşadıklarını imgelerle şiir dili ile aktarması bir yana zengin betimleme ve hayal gücüne sahip olduğu muhakkak.
Cok şiir kitabı okumayanı biri olarak Füruğ’ şiir okumayı sevdirdi desem yeridir.
Çeviri olduğu icin bazı yerlerde verilmek istenen duyguyu alamadım ama genel olarak iyi.
kitap okunmalı mı bence okunmalı. Özellikle şiir okumayı sevenler için.
Kederli İpek