·624 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Ağustos 2023 00:17 Okuduğum en iyi klasiklerden biri olabilir… Bu roman aşk romanı, tarih romanı, savaş romanı gibi birçok isimle anılabilir. Yazar hepsini öyle güzel harmanlamış ki kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Karakterlerin her biri sizi başka bir açıdan bakmaya zorluyor. Robert Jordan Amerikalı bir Cumhuriyetçi… İspanya’ya köprü patlatmaya geliyor, burada iç savaş var. Halk inandığı şeyler uğruna birbirini acımasızca katlediyor. Savaşın çirkin ve acımasız yüzünü okumak sizi zorlayacak…Yazar bütün bunların içerisine aşkı yerleştiriyor. Maria, küçük tavşan… Maria’nın babası Cumhuriyetçi bir belediye başkanı iken acımasızca öldürülüyor ve tabii annesi de… Maria ise en kötüsünü yaşıyor; tecavüze uğruyor, saçları kökünden kazınıyor, benliği çiğneniyor… Ardından bir mağarada Jordan’e rastlıyor ve ona aşık oluyor. Özetlemek istemem. Kitabı okurken yakınlarda okuduğum Viva La Muerte’yi sürekli yad ederken buldum kendimi. Konu bakımından ve içerisinde geçen kimi cümleler bu iki kitabı sürekli karşılaştırmama sebep oldu. Örneğin Alev Alatlı’nın Viva La Muerte kitabına da ismini veren cümle “ Yaşasın Ölüm” anlamına gelir. Çanlar Kimin İçin Çalıyor kitabında ise kahramanların sık sık Viva la ile başlayan cümleleri göze çarpar. Her iki kitapta da sosyalizm, kapitalizm vs işlenmiştir. İçeriğine bakıldığında insanın insanı acımadan harcadığı bir ortam söz konusudur. Çıkarların; uğruna savaşılan birçok şeyin önüne geçmesi, güzel ve kutlu bir amaç uğruna yola çıkan insanların, insanlığını yitirmesi…Demem o ki muhakkak okunmalı.Kitaba dönecek olursak, Çanlar Kimin İçin Çalıyor? Belki Jordan belki Maria belki de Pablo için…Buna karar vermek zor…