"Düşeceksem bırak düşeyim,
olmam gereken kişi beni yakalar."
Yeni bir yazar Açelya Nur Tuncer'in ilk eseri olan ve beni pek de Ferah'latmayan bir kitap incelemesi ile karşınızdayım.
Kitap kısaca Ferah Deniz isimli sigortacı bir kızımızın müşterisi ile başından geçen talihsiz olay sonrası iş yerinde ki patronuyla yaşadığı sıkıntılar akabinde - sevgilisinin de kendisini aldattığını öğrenip aniden ilişkisinin bitmesiyle - işten kovulması ve ardından hayatına "Rüzgarı savurduğu yaprak gibi ol" felsefesi ile yani sözüm ona kendisini tamamen kaderin eline teslim ederek yeni bir yaşamın içinde bulmasıyla başından geçen olaylar silsilesini konu ediniyor.
Kaderci anlayış dediğime bakmayın aslında kaderle filan alakası olmayan karşısına çıkan her şeyle ilgili kendiyle alakasız bağlantılar kurarak bir şekilde çıkardığı bu anlamsız anlamlar sonucu rastgele bir hayat yaşıyor aslında. Örnek vermek gerekirse; Yeni tanıştığı biriyle bir gece geçirip geçirmemesi gerektiğini gittiği bir kafede yan masadaki kişiye sorup okey alınca onun evine gidecek kadar saçma şeylerle dolu bu Ferah'ın sözde yeni hayat felsefesi. Bu anlayışı da bir garsonun kendine söylediği bir kamyon arkası söz ile ediniyor.
Birde Ferah kızımızın bu tuhaf felsefesi yanında ergen tavırları, şıpsevdiğili eklenince buhranlar geçirten bir hâl aldı benim için.
Kısacası olmamış çiğ bir roman. Ben sevemedim.
Üzülerek tavsiye de edemeyeceğim.
Daha Ferah kitap incelemeleri ile birlikte olmak dileğiyle...