Kuyucaklı Yusuf
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2023 13:49
Kuyucaklı Yusuf, ah be Yusuf nasıl bir hayat hikayesi bu! Ne düşüncelerimden atabiliyorum ne de seni düşünmeden edemiyorum. Bir yumruk gibi oturdun boğazıma, yüreğime. Hikâye Aydın'ın Nazilli ilçesinde Kuyucak köyünde başlar.1903'te Yusuf'un anne ve babası eşkıyalar tarafından öldürülür. Nazilli'nin o zaman ki kaymakamı Selahattin Bey her zaman erkek bir çocuğunun olmasını istemiştir bir de bir kızı vardır. Yusuf'u evlatlık olarak alır. Bir kaç sene Nazilli de ikamet ettikten sonra kaymakamın tayini Edremit'e çıkar ve ayrılırlar oradan. Yusuf hepten yabancılaşır artık herkese her şeye ve dahi kendine. Onun tek uğraşı Muazzez ve zeytinliktir. Ne okumayı sever ne de eli başka iş tutar. Serbet ruhlu bir kişiliğe ve daima belirsiz bakışlara, düşünceli bir yapıya sahiptir. Olay her ne kadar Yusuf olsa da aslında o dönemin yaşam biçimini yazar bizlere fabrikatör Hilmi'nin oğlu Şakir üzerinden her şeyin parayla kazanılacağını, zengin züppe bir tipin o paralar sayesinde her fenalığı yaparak etrafın bunu görmemezlikten geldini, fakirin yine hiçbir söz hakkının bulunmadığını, geçim sıkıntısı, işsizlik, hayatla hayatın getirdiği her türlü fenalığa karşı mücadele etmeyi gözler önüne seriyor. Bunun yanı sıra Yusuf'un elinde büyümüş olan Muazzez ile Yusuf'un aşkını sarsıcı bir dramla ruhumuza işler. Muazzez'in masumiyetini kullanan annesi Şahinde hanımın sadece kendini düşünüp her fenalığı yapacak onu eşi Selahattin'e dahi dayanılmayacak derecede bir yapıya sahip olması. Selahattin Bey'in ise gündüzleri işleriyle geceleri arkadaşlarıyla içki sofralarında sefa çekip ailesini geçindirmeye çalışması ve kimseye zararı olmayan iyi yürekli bir kaymakam olması. Yazar bunları bir olay örüntüsünde betimlemeleriyle uzun uzadıya ruhumuza ilmek ilmek işler, kendinizi anlatılan o sokaklarda, o sofralarda, o muhabbetlerin içinde sanırsınız. Anadolu'nun bağrından kopan bu hikâyeyi dili sade, anlaşır, akıcı bir şekilde anlatan muhteşem bir yazardan okumak yine nasip oldu. Hikâye'nin sonunda Yusuf'un yaşadığı o an ruhumdan hiç silinmeyecek. Son sayfayı son paragrafı kaç defa okudum bilmiyorum ama kalbimden bir şeylerin koptuğu kesindi. Ah be Yusuf ah! Suskunluğun kendini bir yere ait hissedemeyişin, içe dönük karakterin bazen sen bile ne düşündüğünü ve ne yapacağını dahi bilemeyişin, kendine yakınıp "ben bir baltaya dahi sap olamadım" diyişin. Ne kadar acı bir feryat. Çok derinden etkilendiğim bir karakter oldun Yusuf. Bizim yaşadığımız dertler senin yanında bir hiç. Okunması gereken bir hikâye ben çok sevdim umarım sizde seversiniz.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Can Yayınları · 2019210,8bin okunma
·
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.