Ejder Gecesi Kitap İncelemesi
7/10
·264 syf.··
2023 8. kitabı
Serinin son kitabı olan Ejder Gecesi, serinin en beğendiğim kitabı oldu. Son sayfalara kadar aksiyon seviyesi hiç azalmadı ve birçok olay yaşandı. Tahmin ettiğim ve şaşırdığım şeyler oldu hepsinden birazdan aşağıdaki spoiler kısmında bahsedeceğim. Seriye genel olarak bakarsak; Çok güzel bir evreni vardı ama daha detaylı anlatılabilirdi diye düşünüyorum. Genel olarak güzel bir seriydi ama olaylar daha farklı da gelişebilirdi diye düşünüyorum. Final de sanki biraz hızlı oldu gibi geldi bana. BURADAN İTİBAREN SPOİLER Jacinda'nın planı bence gerçekten çok riskli plandı. Kendi isteğiyle enkrosun binasına girdi. O kısımları heyecanla okudum. Özellikle de Deghan ile karşılaştıkları ilk kısımda "Acaba neler olacak?" diyerek soluksuz okudum resmen. Oradaki çalışanların tutumlarını hiç beğenmedim. Sandviç yerken Jacinda'ya bakıp "İçini açıp akciğerleri nasıl çalışıyor bakmalıyız." gibi şeyler söylüyordu biri diğerine. O kısım gerçekten midemi bulandırdı. Tutsak drakilere çok üzüldüm. Lia daha küçücükmüş ve umarım yakalanmamıştır çünkü kitabın ilerleyen kısımlarında drakilerin başlarına takip cihazı taktıklarını öğrendik. Jacinda'ya da az kalsın takıyorlardı o cihazdan. O kısmı da soluksuz okudum. "Acaba takacaklar mı yoksa bir şekilde kurtulabilecek mi?" diye. Neyse ki kurtulmayı başardı. Tamra, Cassian ve Will tam zamanında yetiştiler. Jacinda ve Cassian arasındaki bağ çok etkileyiciydi bence. Hatta bir ara Jacinda, Cassian'ın gözlerinden etrafı bile görebildi. Gerçekten hayranlık vericiydi. Enkros binasından kaçış kısmı da çok güzeldi ve aksiyonluydu. Heyecanla okudum. Tutsak olan tüm drakileri serbest bırakmalarına çok sevindim. Deghan'ı da serbest bıraktıkları zaman önce sevinmiştim. Ta ki Deghan birden Cassian'a saldırıncaya kadar. Dedim "Allah kahretmesin! Ne istiyor bu?" Will'in toprak yeteneği çok ilginçti. "Drakiye de dönüşebilir mi acaba?" dedim ama öyle bir şey olmadı. Cassian'ı arkada bıraktıklarında Cassian'ın öldüğünü düşündüm ve gerçekten çok üzüldüm. Gerçekten çok güzel bir karakter Cassian. Tam bunları düşünürken Cassian ve Deghan birden ortaya çıktılar! Gerçekten çok şaşırdım ve ters köşe oldum. Hiç beklediğim bir olay değildi. Bu konuda şaşırdığım şeylerden biri ise Jacinda'nın Cassian'ın yaşadığını hissedememiş olması çünkü normalde bunu hissedebiliyordu. Aralarındaki mesafeden dolayı desem, yanlarına gelmek için uçtukları sırada yaşadığını hissedebilirdi. Kitabın ilerleyen kısımlarında da birkaç kez oldu bu. Jacinda, Cassian'ı hissetme konusunda bazen yetersizdi. Bu konuda kafamda soru işaretleri oluştu ve bu durumu tutarsız buldum. Deghan'ın ilk görüşte Tamra'ya aşık olması :D Gerçekten sevdiğim bir çift oldular. Bu arada Deghan da sarışın çıktı :D Ben kahverengi saçlı olacağını düşünmüştüm :D Yalnız bir eksiklik daha: Deghan'ın draki türünü de kitap boyunca öğrenemedik. Deghan'la sürüsü üzerine bir sohbet yapılmasını ve bu sohbeti okumayı isterdim gerçekten. Drakilere takip cihazı yerleştirmiş olduklarını tahmin etmiştim ama bizim ekip aksiyon, gerilim ve üzüntü sebebiyle bunu düşünemedi. Jacinda Miram'a "Senin yüzünden bu riskleri göze aldık. Benimle kaçsaydın bunlar olmazdı." dediğinde ona aşırı hak verdim ve bunları söylemesini en başından beri bekliyordum. O kısımda Tamra'nın kötü bakışlarını yersiz buldum. Evet, zaman yanlış olabilirdi ama söylenenler gerçekten doğruydu ve birinin bunları Miram'a söylemesi gerekiyordu. İlerleyen kısımlarda Miram özür dileyince ona olan bütün kızgınlığım geçti. Will ve Jacinda aşkını 2. kitaptan beri beğenmiyorum ve hatta sıkıcı, gereksiz buluyorum ama Will'in hakkını kesinlikle yiyemem. En başından beri Jacinda için her şeyi göze aldı ve gerçekten çok fazla çaba sarf etti, bekledi. Jacinda "Şunu yapalım özgür olacağız. Birlikte olacağız." diyor ama sonra başka bir sürü şey çıkıyor ve o "şunu"lar seri boyunca bitmek bilmiyor. Bir eksiklik daha: Will'in büyükannesini karakter olarak tanımayı çok isterdim ama öyle bir şey de olmadı. Jacinda ve Tamra'nın babalarının hâlâ hayatta olabileceğini düşünmüştüm ama maalesef ölmüş. Gerçekten üzüldüm. Ona ihanet edenin Severin olduğunu düşünüyordum ama Jabel çıktı! O kısımda da gerçekten çok şaşırdım ve ters köşe oldum, beklemiyordum. Cassian'ın gizli bir mağarası olduğunu öğrendiğimizde normaldir diye düşündüm ama meğerse bu bir "Kaçışa hazırlık mağarası"ymış! Gerçekten şaşırdım çünkü ben de Jacinda gibi Cassian'ın asla sürüyü terk etmeyecek birisi olduğunu düşünüyordum. Corbin Will'in kafasına taş attığında da şaşırdım. Gerçekten bu da hiç beklediğim bir şey değildi. Corbin'e olan nefretim ne yaparsa yapsın geçmedi, hafiflemedi bile. Jabel ve Miram'ın sarıldıkları kısımda Jabel'in böyle korkunç bir şey yapabileceği aklıma gelmişti ve yaptı da. Gerçekten okurken dehşete düştüm. Bu yaptığı çok acımasızca ve berbat bir şeydi. Jacinda'nın Xander ve yanındaki avcı ekibiyle karşılaştığı kısımları heyecanla okudum. Bir önceki ekiple de işleri iyi idare etmişti Jacinda. Gerçekten zor durumlardan güzel kurtuluyor. Miram ve Xander'ın ölümlerine üzüldüm. Miram küçüktü, Xander da işlemediği bir suç/ yanlış anlaşılma sebebiyle öldü ve bu ölümden kimse bahsetmedi bile kitabın ilerleyen kısımlarında. Tamra vurulduğunda öldüğünü sandım dedim "Aman Allah'ım!" Neyse ki kurşun sıyırmış. Jacinda da isabet aldığı ve bayıldığı için olayların nasıl geliştiğini öğrenemedik. Bence bu da bir eksiklik. En azından neler olduğuna dair bir diyalog olabilirdi bence Jacinda ve diğerleri arasında. Sürünün başına Cassian geçer diye düşünürken Cassian çok acı çektiği için ayrılmaya karar verdi. Kız kardeşini kaybetti, halası hain çıktı ve aşık olduğu kız bir başkasına aşık oldu. Gerçekten zor bir durum. Cassian da başka sürülerle iletişim kurmaya karar verdi. Mutluluğu başka bir yerde aramaya... Cassian ile ilgili son kısımları okurken gerçekten çok duygulandım ve acaba başka türlü olsaydı, Jacinda Cassian'a aşık olsaydı/onu seçseydi neler oldu? Keşke öyle olsaydı diye düşündüm çünkü Cassian gerçekten çok güzel sevdi Jacinda'yı... Jacinda'ya veda etmek için beklemesi ve ona vedası da çok güzeldi. Cassian gerçekten sevdiğim, güzel bir karakterdi. Fantastik kitaplarda hep böyle oluyor. Ana karakter sürüdeki karakter yerine hep sürüden olmayan karakteri seçiyor. Hayır, yani bir sefer de sürüdeki karakteri seçsin. Yazık oluyor hep o karakterlere. Tamra sürünün yönetim kısmında yer alacakmış. O kadar yıl sürüde istenmeyen birinin şimdi yöneticiler biri olması gerçekten çok ironik bir olaydı. Tamra'nın bu görevi en iyi şekilde yapacağına eminim. Jabel'in ceza almadan kaçmış olması çok sinirimi bozdu ama Will'in dediklerine katılıyorum. İnsan dünyasında mutlu olacağını pek sanmıyorum. Jacinda da sürüden ayrılmaya karar verdi. Will ile birlikte annesini buldu. Palmiye ağacı ile ilgili anısı gerçekten çok hoşuma gitti. Okurken aile sıcaklığı hissettirdi bana. Kitabın son kısmı bence çok aceleye gelmiş. En azından annesiyle sarıldığı bir diyalog yazılabilirdi diye düşünüyorum. Sonu aşırı hızlı gelişti bence. Güzel/ Fena değil diyeceğim bir seriydi. Tavsiye eder miyim pek emin değilim :/ Sophie Jordan Ejder Gecesi
Edebiyat
Ejder GecesiSophie Jordan · Pegasus Yayınları · 201495 okunma
·
64 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.