·517 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Ağustos 2023 16:04 Bir denizcinin verdiği hayat mücadelesini yazar her kelimesinde içimize işleyecek bir unsur yaratarak kaleme almış. Bu kitaba Avşa'da deniz kenarında başladım. Belki de Martin'in deniz çağrısı ile birlikte onunla olan yolculuğum başlamış oldu. Kendini geliştirmek için verdiği çaba çok takdir edilesi. Peki kendisi bu takdiri çevresinden görmesi gerektiğinde gördü mü? Bu soru kitabı okudukça acıklı bir şekilde yanıt buluyor. Hedefine ulaştığında motivasyonunu ve heyecanını çoktan yitirmiş, trajik bir Sina doğru sürüklenmekte Martin. Yazmak, yazmak, yazmak. Aslında kendisi de biliyordu yazmanın dünyasına girdiği zaman çıkmanın imkansız olduğunu ve bir uçuruma sürükleneceğini. Belki de bu karmaşık dünya kendi içinde ki yok oluşların tekrar var olmasına yardımcı oluyordu. Almış olduğu kararlar, çevresindeki insanların ona karşı olan tutumlarına karşı sinirlenerek okuduğum zamanlar oldu.Seninle başka bir yaşamda başka bir son ile seni tanımayı isterdim Martin Eden🩵
Jack London'ın yarı otobiyografik romanı Martin Eden, 20. yüzyıl başında sosyal ve ideolojik meseleler ağırlıklı içeriğiyle Amerikan edebiyatında büyük ölçüde kabul görmüştür. London farklı sınıflar arasındaki zihniyet ve değer farklarını gözlerimizin önüne sererken, statü ve servetin Amerikan toplumundaki hayati önemine işaret eder. Romanın ana temalarından biri, başarı ve refah yolunun sosyal sınıf farkı gözetilmeksizin herkese açık olduğu şeklinde özetlenebilecek Amerikan Rüyası'dır. Ya da bu idealin yarattığı muazzam hayal kırıklığı.
London, romanı bir sanatçının çıraklıktan olgunluğa geçiş sürecini işleyen Künstlerroman geleneğinde yazmıştır. Martin'in aşkı uğruna eğitimsiz genç bir işçiden başarılı ve rafine bir yazara dönüşüm mücadelesini anlatır. Kahramanı hedefine ulaştığında ise motivasyonunu ve heyecanını çoktan yitirmiş, trajik bir sona doğru sürüklenmektedir artık.