İntihar Kulübü, yazarından okuduğum ikinci kitap. İlki Define Adası'ydı ve onu da oldukça yakın bir zamanda okudum. Ben sanırım Define Adası'nı daha çok sevdim. İntihar Kulübü'nü ikinci yapan ise tamamen hikaye hakkında daha detaylı bir şeyler okumak istememle alakalı. Keşke biraz daha uzunca anlatılsaymış olaylar. Öyle olsaydı çok rahat (diğer kitaplarını henüz okumadığım için şimdilik) ilk sırayı alırdı çünkü gerçekten ilgi çekici bir konusu vardı.
Hayattan ölmek isteyecek kadar bıkmış ama öylece kendisini öldürmeye cesaret edemeyecek kadar da korkak(?) olan insanların para vererek üye olduğu bir kulübü konu alıyor kitap. Bu kulübün adı ise tabi ki İntihar Kulübü. Bir gece o kulüpten tamamen tesadüf eseri haberdar olup bir şekilde içeriye sızmayı başaran Prens Florizel ve Albay Geraldine ise hikayeye biraz polisiye havası katarak ortamı şenlendiriyor. Sonu daha tatmin edici yazılabilirdi ama fena da değildi.