Herkese yeniden merhaba!
İsmet İnönü'nün damadı gazeteci Metin Toker tarafından yazılmış bu seriyi uzun zamandır araya başka kitaplar da ekleyerek okuyorum. Son kitabı okumakta olduğum için İsmet Paşalı Yıllar hakkında fikirlerimi paylaşmak istedim.
Siyasi tarihimizde İsmet Paşa hayatı boyunca etkin bir rol oynamıştır. Kitaplarda görmekteyiz ki kendisi her insan gibi bir takım hatalar yapmış, tek parti dönemindeki hatalarını mecliste muhalefet yıllarında gidermeye çalışmıştır. Bu kitapta önce tek parti dönemindeki Milli Şef İsmet İnönü karşılıyor bizi. Bu dönemde halktan bir oranda kopmuş bir CHP görüyoruz. Aynı zamanda devam eden süreçte halk içinde ''Demirkırat'' olarak bilinen DP'nin yükselişine şahit oluyoruz. DP'nin iktidar olmasıyla beraber CHP muhalefet sıralarına yerleşiyor. Başlarda ''Söz milletindir!'' politikasıyla iktidara gelmiş olan Demokrat Partinin zamanla iktidar gücünün sarhoşluğundan ''Tek söz benim sözümdür!'' politikasına büründüğünü söyleyebilirim. Bu süreçte DP iktidarı toplumun her kesimiyle ters düşmekte, insanların umutlarını boşa çıkarmakta, dış politikada Fatin Rüştü Zorlu'nun ele avuca gelmez planlarıyla ilerlemektedir. DP Yokuş Aşağı kitabında bu süreç çok detaylı anlatılmıştır. DP'nin yokuş aağı sürüklendiği dnemde muhalefet partisi olan CHP etkin ve doğru bir muhalefet ile seçimlerde iktidara geleceğini umarken ülkede bir anda 27 Mayıs rüzgarları esmektedir. 27 Mayıs ve sonrasında İsmet Paşa'nın askeri rejimin son bulması, tekrar demokratik rejime dönülmesi için verdiği mücadeleleri okumaktayız. Daha Sonrasında AP dönemi, 68 kuşağı gençlik hareketleri, Bülent Ecevit'in yükselişi bizleri bekliyor.
Tüm kitaplar Metin Toker tarafından kaleme alınmış, bunun en güzel yanı Metin Toker aynı zamanda gazeteci kişiliği nedeniyle kitapta bahsettiği tüm kişiler hakkında kapsamlı bilgiler sunuyor bizlere. Aynı zamanda İsmet Paşa'nın ajandasından notlar kitabımızın sayfalarında.
Elbette ki İsmet Paşa'yı eleştirenler, sevmeyenler olması mümkündür. Ancak bu kitaplar boyunca fark ettiğim şudur ki; İsmet Paşa demokratik laik bir düzene sonuna kadar bağlıydı. Din istismarına karşı çok şiddetli tepkileri kendisinin dini kişilerin vicdan hürriyetine bıraktığını, Türkiye Cumhuriyeti'nin laik ve dini politikaya alet etmeyen bir devlet olması için gösterdiği çabaların kanıtıdır. Aynı zamanda başta Talat Aydemir'e karşı koyuşu millet egemenliğine gösterdiği önemdendir. Diyebiliriz ki Atatürk devrimlerine sımsıkı bağlı ve onların koruyucusu olarak bir hayat sürmüştür.