·276 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Eylül 2023 11:06 Neredeyse 200 sene önce yaşamış ve 29 yaşındaki ölümünden 2 sene önce, yani belkide tecrübesiz bir çocuk gözüyle bakacağımız 27 yaşında genç bir kızın, kaleme aldığı bir kitaptan beklentim zirvelerde değildi haliyle. Okudukça da müthiş derecede 'kadınsal' diyebileceğim bir ruh hali ve tasvirle yazılmış olduğu için, daha çok kadınlara ve hatta genç kızlara hitap edeceğini düşündüm. Buna rağmen ilgiyle ve hatta hayranlıkla okudum. Adeta 20 küsür yaşlarında genç bir kızın zihnine konuk oluyorsunuz. Konu olarak 'mantık evliliği mi, yoksa aşk evliliği mi' sorusunu ele almış. Annesinin zengin babasını dinlemeyerek, hatta reddedilme ve mirastan mahrum kalma pahasına yaptığı mutlu aşk evliliği ile karşılaşıyoruz ilkin.
O evde yoksul ama mutlu bir şekilde ablasıyla birlikte büyüyor kahramanımız. Sonra, ailesine yük olmamak ve hatta maddi destek olabilmek için eğitici kadın (dadıdan da öte sanırım) olarak iş buluyor ve iyi bir aylıkla işe başlıyor (gouvernante).
İlk deneyimi kötü olsa da başka ailede devam ediyor. Burada ileride mantık evliliği yapacak olan iki genç kız ve iki ufak oğlanlı bir ailede egitmenlik yapıyor. Mantık evliliği yapmasına engel olmak istemesine rağmen, filan yerin hamfendisi olmaya
odaklanmış kıza engel olamıyor. Sonra kendisi de aşık oluyor, babası gibi papaz olan bir delikanlıya. Delikanlı yardımcı papaz ve şatafata meraklı yakışıklı birinci papaz kadar albenili değil. Ama din, ilkinde olduğu gibi, onun dilinde değil, yüreğinde; bilgeliği, derin ve oturmuş kişiliği, cemaati diyebileceğimiz Kilise müdavimlerine karşı gösterişten uzak, hakiki bir ilgiyle ilgili. Agnes'inse karakterine benzer ve dolayısıyla uygun bu adam, acaba kendisinin de albenisi fazla olmayan kahramanımıza ilgi duyacak mı? İlgisi dinsel ve sorumsal bir ilgiden öte, sevgi alanına da dokunacak mı?
Beğeniyle okudum, tavsiye ederim. Brontë kardeşlere devam edeceğim fırsat buldukça.
Kitapla kalın...