·320 syf.····Okunma: 04 Eylül 2023 00:00 ❝O beni kırık bir kalple tanımadı, onun tanıdığı Sara'nın böylesine büyük bir hayal kırıklığı, böylesine güçlü bir öfkesi yoktu. O her ne kadar artık benim tanıdığım Hazar değilse, ben de artık onun tanıdığı Sara değildim.
Yeni Sara intikam istiyordu.
Ve alacaktı. ❝
Kitabın bana göre en güzel iki tarafı şuydu; birincisi gerçekçiydi. Şu kitaplar da tamamen insan ihtiyacı olan ‘ tuvalet’ muhabbetine neden girilmezdi asla anlamam ama burada gayet güzel girilmişti. Yedi muhafızın arasında ormana işemeyen de kendine Majeste demesin sjsjs
İkinci en sevdiğim tarafı da Sara’nın Saray ile alakalı yönetime karşı, erkek kadın ayrımcılığına karşı bakışıydı. Geleceğin en güçlü Kraliçesi olacaktı ama bunun bencilliği, egosu, kötülüğü yoktu kalbinde. Mantıkla, vicdanla bakıyordu olaylara. Tamamen bizden biri gibi hissettim onu.
Kitabın dili sadeydi akıcıydı da. Ama böyle her sayfasında büyük bir heyecan, büyük bir ‘ acaba şimdi ne olacak’ beklentisi yok tabii ki. Gel gelelim kitabın en büyük kusuruna. -Ki en büyük kusuru nasıl da kitabın en güzel noktasına dönüyor inanamazsınız-
Bütün kitap boyunca ismi lazım olmayan kişiden bir şey çıkmasını bekliyorsunuz, atakta duruyorsunuz ona karşı. Zaten kitap da bariz bir şekilde bu şüphelerinizi onaylıyor. Fakat.. kitabın sonun da böyle bir bomba patlamasını bende beklemiyordum. Beklediğimden daha üst bir seviye oldu resmen. Ki o olayın üzerine yaşanan olay.. aman aman nerelere geldik Ali Rıza Bey modu oldu.
Üç adet Sara vardı; birincisi tüm İmparatorluğun, tüm Ülkenin Kraliçe olmasını beklediği, sorumluluk sahibi Sara. Bir tanesi kendi içinde yaşayan nasıl bir kişiliği olduğunu asla bilemeyen, kendini tanımayan bir Sara. Bir de.. tüm ihanetin acısıyla cehennemi ayaklarının altına alan Kraliçe Sara. İntikam almak hiç bu kadar eğlenceli olmayacaktı..