·544 syf.····Okunma: 09 Eylül 2023 14:17 Çevremdeki herkesin en sevdiğim kitap olarak bildiği, yaklaşık 11 sene önce okumuş olduğum bu kitabı kendimi bir nebzede olsa anlamak için tekrar okumaya karar verdim. Aslında kitabın alıntılarını sürekli takip ediyorum ayrıca bu ikinci okuyuşum da değil fakat aradan upuzun zaman geçtiğinden neler hissedeceğimi inanılmaz merak ettim. Kitapta sevilmeyi dolaylı olarakta sevmeyi bilmeyen kimsesiz bir kız çocuğunun saf, çocuksu aşkı ve bu aşkın yaşattığı hayal kırıklığı sonucu, dönemin şartlarına göre büyük cesaret isteyen bir kararın seyrinde gelişen olayları Çalıkuşu’mun günlüğünden okuyoruz. Kitabı ilk okuduğumda içimde hiçbir olumsuz duygu yoktu ne sonunu ne de Kamran’ı hiç sorgulamamıştım, çocukluk aklı galiba tamamen hislere odaklanmışım. Kitabın sonunda saatlerce ağlamış, günlerce de etkisinden çıkamamıştım. Kitabı tekrar okuduğumda kalbim yine kıpır kıpır oldu tıpkı ilkinde olduğu gibi fakat bunun dışında
ilk defa içimde bir kırgınlık ve öfke de belirdi. Olayları sorgulamama gerek kalmadan direkt gözüme batmaya başladı olmaması gereken her şey. Burada, aradan geçen o uzun zaman aralığında; hayata bakış açımdaki gelişimi, değişimimi görüp bir miktar büyüdüğümü anlıyorum. Yine de Feride’nin hatırına -bir miktar demiştim- Kamran’ı da seviyorum çünkü Feride benim için bir karakter değil, varlık. Bunun sebebinin yazarın kalemi olduğunu düşünüyorum. Kitabı okurken kalbiniz titriyor, seviniyorsunuz, üzülüyorsunuz, sinirleniyorsunuz, korkuyorsunuz. Kısacası her türlü duyguyu yaşıyorsunuz. Fakat benim için dahası da var. Zamanında 13 yaşında küçük bir kız çocuğu olan şahsımın aşkla ilk defa karşılaştığı yer bu kitap olduğundan, bu kitabın bendeki yeri kalbimmiş. Bunu bende yeni öğrendim. Sadede gelecek olursak kitabı okumanızı isterim, tavsiye ederim.