Gönderi

Puan vermedi·426 syf.··
Beğendi
·
2017 22. kitabı
Sıradan bir zamanda, eğer bu kitaba yapılan incemeleri yeterli bulsaydım, bu yapacağım yorumu haddime sığdıramazdım sahiden. Bundan dolayı yetersizliğimi mazur görün ama bu kitabın üstümde bıraktığı tesiri de yazamadan edemeyeceğim. Kitabın başında bir kapatıp bir açıyordum sayfaları. Anlayamadığımdan mı, olayların ilerleyiş hızından mı sıkılmıştım? Şu an bunu söylemek mümkün değil ama bir şekilde okuyuşum çok yavaştı başlarda. Bırakmayı bile düşünmüştüm kitabı. Şimdi bunu söylemek Peyami Safa Bey'e karşı çok utandırıyor beni. Peyami Safa Bey'i ilk okuyuşum, ben çok sevdim, fikirlerine -özellikle de milliyetçi ve Süleyman ile Orhan'ın gerçekleştirdiği konuşmadakilere- katıldığımı söyleyemem. Buna bir hüküm verebilecek fikirlerimin olduğunu bile söyleyemem. Dahası Peyami Safa'nın içinde bulunduğu zamanların şartlarına göre değerlendirmek gerek diye düşünüyorum. Fakat kitabın baştan sona milliyetçilik gibi ideolojilerden bahsedeceğini düşünerek çok yanılmışım. Vedia ile Orhan'ın sohbetlerinde ruhuma dokunan o kadar fazla şey oldu ki... Ve Vedia'nın bir "garip" hassasiyetine o kadar hayran oldum ki... Sanki ben açıp dünyayı okumuşum, tüm eksik sayfalarıyla, bu kitabın üzerimdeki tesiri işte bunun gibiydi! Abartmıyorum, abartsam dahi. Son hadiselere ne desem eksik, buruk kalır. Bir can vardı Orhan'da Orhan'dan içeri. Kitabın romantik tesirini saymazsak -sayamasak bile- okuyan insanı durup düşündüren çok tarafı var. Ben bulutların yeşil olduğunu bildiği için bile sevebilirim ki bu kitabı, başka ne söyleyebilirim.. Yahu yine aklıma geldi.. "Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş..." Şimdi var mı bilmiyorum.. İclal, susuyor, gidiyor. "Orhan... Orhan Bey nerede?"
Biz İnsanlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20233,741 okunma
··
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.