Adı:
Biz İnsanlar
Baskı tarihi:
21 Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754370256
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Baskılar:
Biz İnsanlar
Biz İnsanlar
Müteferrik romancı bu eserde insan ruhunun derinliklerine büyük zekasının ışığını tutmaktadır. Romanda asil bir ruhun insanın anlaşılmazlığı karşısındaki bunalımları, ikiyüzülülüğe ve bayağılıklara karşı isyanı vermektedir. Harb yıllarının ahlaki ve içtimai hayatı verilmektedir. Harb yıllarının ahlaki ve içtimai hayatı perişan eden havası içinde dürüstlüğün ve ülkücülüğün savunması yapılmakta, kozmopolitliğe karşı milliyetçilik, meteryalizme karşı maneviyatçılık bayraklaştırılmaktadır.
426 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Peyami Safa'nın işgal yıllarının Istanbul'unda geçen romanı. Safa'nın uzun psikolojik betimlemeleri bu romanda da kendini göstermiştir. Bence Türk Edebiyatinda ruh tahlillerini bi kadar iyi yapabilen birkaç sanatçıdan biridir. İşgal yıllarında İstanbul'un bir tarafinda vatan savunmasına geçmiş kurtuluş icin yokluk içinde mücadele eden insanlar bir yanda batıyla içli dışlı olmuş kurtuluşun onlardan geleceğine inanan sözde aydınlar ve Orhan Ögretmenin çabaları. Eski dil ve kelimelerle arası pek iyi olmayanlar için sadeleştirilmiş şeklini tavsiye ederim.
426 syf.
·30 günde·Beğendi·Puan vermedi
İlk okumaya başladığımda çok siyasi gelmesiyle birlikte bırakmadan devam ettim. Ülkenin savaş hali, fikirler, partiler derken yarıda malesef bıraktım. Yine son bir azimle tekrar başlayınca kitap kendini sürükletip psikolojik yönlere, manevi muhabbetlere yöneldi. Kitabın sonu ise beni kalbimden vurdu... İnsana çok şeyler katıyor , tavsiye ederim...
400 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Öncellikle kitap Peyami Safa’nın ustalaştığı bir dönemde yazılmış dolayısıyla üslup ve kurgu gelişmişti. Mütareke dönemi İstanbul’unda geçen roman ilk bakışta sadece milliyetçilik sorgulaması gibi gözükse de sonlara doğru roman dallanıyor ve en derin duyguların ölüm,sevgi, değer tahliline geçiyor. Kurgu “Bir Türk gencinin kaç türlü ahlakı olabilir?” sorusuyla şekilleniyor. İslamlaşmayı yanlış anlayan bir ailede büyüyen Orhan kaçış olarak materyalizmi görüyor ancak içinde Vedia’ya karşı doğan aşk ile insanı var edenin ruh olduğu düşüncesine varıyor. Maddenin sıkıcılığından maneviyata yöneliyor. Aynı zaman da milliyetçilik olgusunun hangi yönden doğduğunu bulmaya çalışıyor. Özellikle Süleyman(komünist), Orhan(materyalist) ve Necati (maneviyat) arasında geçen diyaloglar düşündürücüydü ayrıca karakterlerin fikir yolculuğu da açık bir şekilde işlenmişti.
Doğu Batı sentezini bir kenara bıraktığımızda kitapta detaylıca işlenen ikinci konu Vedia Orhan aşkıydı. Vedia’nın şahsına özgü tabiatı ve Orhan’a davranışları, sevgi ve aşk üzerine düşünceleri çok doyurucuydu ancak uzun düşünceler sonucunda geç kalması kitabın ayrı bir kısmında işlenen ölüm gerçeğini de unutturmuyor.
Sonuç olarak eski kelimelerin ve üslubun yoğun olması okumanızı engellemiyorsa bu kitabı kesinlikle okumalısınız. Kitap birden fazla olaydan oluştuğu için fikirlerin birine katılmazsanız dahi diğerini beğenirsiniz. Biz İnsanlar Peyami Safa
426 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Sıradan bir zamanda, eğer bu kitaba yapılan incemeleri yeterli bulsaydım, bu yapacağım yorumu haddime sığdıramazdım sahiden. Bundan dolayı yetersizliğimi mazur görün ama bu kitabın üstümde bıraktığı tesiri de yazamadan edemeyeceğim.
Kitabın başında bir kapatıp bir açıyordum sayfaları. Anlayamadığımdan mı, olayların ilerleyiş hızından mı sıkılmıştım? Şu an bunu söylemek mümkün değil ama bir şekilde okuyuşum çok yavaştı başlarda. Bırakmayı bile düşünmüştüm kitabı. Şimdi bunu söylemek Peyami Safa Bey'e karşı çok utandırıyor beni. Peyami Safa Bey'i ilk okuyuşum, ben çok sevdim, fikirlerine -özellikle de milliyetçi ve Süleyman ile Orhan'ın gerçekleştirdiği konuşmadakilere- katıldığımı söyleyemem. Buna bir hüküm verebilecek fikirlerimin olduğunu bile söyleyemem. Dahası Peyami Safa'nın içinde bulunduğu zamanların şartlarına göre değerlendirmek gerek diye düşünüyorum. Fakat kitabın baştan sona milliyetçilik gibi ideolojilerden bahsedeceğini düşünerek çok yanılmışım. Vedia ile Orhan'ın sohbetlerinde ruhuma dokunan o kadar fazla şey oldu ki... Ve Vedia'nın bir "garip" hassasiyetine o kadar hayran oldum ki... Sanki ben açıp dünyayı okumuşum, tüm eksik sayfalarıyla, bu kitabın üzerimdeki tesiri işte bunun gibiydi! Abartmıyorum, abartsam dahi.
Son hadiselere ne desem eksik, buruk kalır.
Bir can vardı Orhan'da
Orhan'dan içeri.
Kitabın romantik tesirini saymazsak -sayamasak bile- okuyan insanı durup düşündüren çok tarafı var. Ben bulutların yeşil olduğunu bildiği için bile sevebilirim ki bu kitabı, başka ne söyleyebilirim..
Yahu yine aklıma geldi..
"Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş..." Şimdi var mı bilmiyorum.. İclal, susuyor, gidiyor.
"Orhan... Orhan Bey nerede?"
426 syf.
·8/10
Eğer bir yazarın gelişimini izlemek istiyor iseniz eserlerini yayımlanış sırasına göre okumalısınız. Bu onemli bilgiyi bildigim halde ne yazık ki uygulayamadim. Peyami Safa'nın okuduğum ikinci kitabıdır "Biz İnsanlar". Siz siz olun sıralamaya dikkat edin. Aldığınız tada ve karşınızda küçük bir çocuk iken gelişen, olgunlaşan yazara inanamayacaksınız.
426 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Aşkın çok fazla sorgulamadan kişiyi kusur ve meziyetleriyle kabul ederek yaşanması gerektiği gerçeğini bana göre bas bas bağıran bir eser.
Öyle ki Vedia karakteri tüm gidiş gelişlerinde rağmen kesin bir tercih yapamıyor. Orhan mı yoksa Rüştü mü? İkisinin de kendisine has özellikleri var. Gözlerini kapatıp Orhan'ı dinlese onunla hemen ömrünü birleştirebilecek Vedia aynı zamanda Rüştü'nün de giyim kuşamına, oturuş kalkışınca kısaca zihni dışındaki her özelliğine bağlıdır. Şartlar değişip de Orhan maddi imkanlarını düzelttiğinde ise Vedia aslında sorunun dış görünüş olmadığını anlar. Çünkü kendi deyimiyle bu seferde o "Muhtaç, Düşünceli Orhan"ı istemektedir.
Neticede Vedia tüm bu tereddütler içerisinde hastaneye düşer ve kalbi zayıf Orhan, Vedia'nın günlüklerinin de etkisiyle kalbine yenik düşer. Merdivenden yuvarlanarak öldüğü günün sabahında Vedia hayata tutunmuştur. Adeta Orhan bedenindeki son can kırıntılarını Vedia'ya aktarmıştır. Bir ölüm ve bir hayat. Sonuç ise artık mümkün olmayan vuslat.
Vedia'nın son cümlesi ise müthiş bir acıklı son bırakmış bize:
"Orhan...Orhan Bey nerede?"
400 syf.
·10/10
Eser hakkında yazılacak çok şey var. Hatta oturup bir tez dahi yazılabilir. Geçen sene okuduğum, karşılaştığım herkese tavsiye ettiğim hatta artık en sevdiğin kitap nedir sorusuna da cevabım olan eserdir. Peyami Safa' yı nasıl tanırsınız sorusuna da bir pencere açıyor. Özellikle dönemin ( batılılaşma süreci) ne kadar felsefe, ahlak ve din üzerine yoğunlaştığını hatta ufak mahalle diye bizim şu an belki göz ardı ettiğimiz evlerde ne metaforlar kurulduğuna şahit oluyoruz. Sıradan insanlar bile öyle diyaloglar kuruyor ki bugün olsa eminim o insanların konferansına girmek için kuyruk oluştururuz. Fark ettiyseniz karakterler hakkında en ufak bir şey bile demiyorum. Demiyorum çünkü her birinin özü bir şeyi temsil ediyor, size sadece savaştan, yozlaşmadan, aşktan, yalnızlıktan, felsefeden bahseden içi dolu karakterler demiyorum üstüne bir de kendi içinde de özü olan kimseler diyorum. Bir çok yerin altını cizeceginizi düşünüyorum. Ve yine kitaptan bir cümleyle veda ediyorum " Bizim ülkede anlayan bir kadın olmak büyük bir felakettir."
426 syf.
·5/10
Milli mücadele temasının sonuna kadar sömürüldüğü bir dönemde yazılmış bir roman. Mücadeleye dair kitapta geçen tek bilgi yok. Şimdilerde nasıl popüler olan Osmanlı yada Mevlana hakkında yüzlerce kitap görüyorsak , Peyami Safa da döneminin para getiren konusunu kullanmış bir isim.. İskender pala, elif Şafak, Yavuz bahadıroğlu'ndan hallice işte. Türk edebiyatının genel sorunu romantik tarihçilerin!!! güya tarih romanı adı altında , yer yer cümle aralarına serptiği Arapça farsça kelimelerle, fantastik aşk hikayelerini tarihsel bir dönemle servis etmeleri. Milli Mücadele, Osmanlı, Sakalar, Mevlana yada şems yazmak zorunda değilsin ki neden zorluyorsun yani?
Diğer konu edebiyatın genel sorunu, tüm aşk hikayelerinde baş rol olan kadın karakter romanda, şiirde öyle güzel sevilir ki sanarsın yazar sevgilisine eşine tapıyor. Kadın kısmı diye aşağılanan toplumda, kadın dediğin namuslu olacak ilk sevdiği öptüğü ben olacağım denen bir toplumda , birden fazla erkekle aynı anda görüşen, flört eden kadın hangi dönemde hoş karşılanmış ki Peyami Safa vedia karakterini ortaya çıkarmış?
Kitabın içinde o kadar yabancı kelime var ki kitap belli ki halk için değil belli bir zümre için yazılmış prestij eseri. Zaten konuda halktan uzak, güya milli ruhu temsil eden birkaç isim figüran olarak laf olsun diye konmuş.
Orhan bir muallim baskıcı bir imam babanın oğlu. Sarığını çıkardığı için araları bozulur. Öğrencilerinden tahsinin başka bir öğrenci cemilin başını yaralaması sonucunda cemilin akrabası vedia ile tanışır. Vedia her kendiyle ilgilenen erkeğe hayır diyemeyen kararsız bir kadındır. Batı sevdalısı yengesiyle beraber yaşayıp batı tarzı hayat sürer. Orhan a ilerleyen bölümlerde amcasından miras kalır zengin olur (klişeye bak) ancak sağlığı bozulmaktadır.. Kitabın sonunu yeşilçam gibi mutlu bitecek sananlar için üzgünüm.. Ben sevmedim okumak zorunda değilseniz (sınav için mesela ) okumayın çok birşey kaymetmezsiniz.
400 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kendime ait bir söz var; Gün gelir kibir yaptığın hava attığın insanın hayatına özenerek bulursun kendini. Bu kitap da söylüyor ölümün karşısında hepimiz eşitiz. İyinin, değerlinin kıymetini hep kaybedince anlıyoruz. Ve yine kendime ait bir sözle kısa keseceğim. KABULLENEMEDİK KENDİMİZİ, KENDİMİZ OLMANIN SINIRLARINI AŞTIĞIMIZ ANDA KAYIP ETTİK HERŞEYİMİZİ.
BİZ İNSANLAR...
426 syf.
·Puan vermedi
Peyami Safa'nın insanı kendini ve tüm insanlığı sorgulamaya, adeta bir psikolojik analiz yapmaya iten eseridir. Safa'nın uzun ve anlaşılır, kusursuz betimlemelerine alışanlar için unutulmaz bir kitap olacaktır.
426 syf.
·5 günde
Şu an tek yapmak istediğim şey, Orhan'ı sarıp sarmalamak. Bu kadar duygu ve düşünce yüklü bi eser... Ne desem, ne düşünsem az. Yetmez hiçbir şey Orhan'ı sevgisini anlatmaya. Alelade bir aşk öyküsü değil. Aksine hayattan, hayatımdan parçalar buldum bu dünyada. Ah Orhan! Keşke o taş atılmasaydı. Umarım Vedia bir küçük şeyler öğrenir, ders alır. Olmayın onun gibi kararsız, bencil, ruhsuz.
İnsan psikolojisi bu kadar mükemmel anlatılamazdı galiba. Peyami Safa'ya hayranlıktan öte duyulabilecek mupmuhteşem bir eser. Kesinlikle hiçbir vakit kaybetmeden okuyun ve benliğinize ait bir parçayı çıkarabilin!
426 syf.
·Beğendi·5/10
Milliyetçilik savunusudur da diyebiliriz eser icin. Peyami SAFA her ne kadar fikirlerine katılmasam da kalemini ustaca kullandığını düşündüğüm bir yazar.
Yengemin bir felaketi de kadın olmak, anlayan bir kadın olmak.
...
Bizim.. bizim memlekette anlayan bir kadın olmak felâkettir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Biz İnsanlar
Baskı tarihi:
21 Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754370256
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Baskılar:
Biz İnsanlar
Biz İnsanlar
Müteferrik romancı bu eserde insan ruhunun derinliklerine büyük zekasının ışığını tutmaktadır. Romanda asil bir ruhun insanın anlaşılmazlığı karşısındaki bunalımları, ikiyüzülülüğe ve bayağılıklara karşı isyanı vermektedir. Harb yıllarının ahlaki ve içtimai hayatı verilmektedir. Harb yıllarının ahlaki ve içtimai hayatı perişan eden havası içinde dürüstlüğün ve ülkücülüğün savunması yapılmakta, kozmopolitliğe karşı milliyetçilik, meteryalizme karşı maneviyatçılık bayraklaştırılmaktadır.

Kitabı okuyanlar 484 okur

  • Gözde Önder
  • Ökkeş bilgin
  • Merve Dalkıran
  • Cahit Kayaer
  • Burak Çaltı
  • Subhdem
  • Kamer Öztunç
  • irem
  • TUBA ÇILDIR
  • Lamotrijin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%3.8
18-24 Yaş
%24.2
25-34 Yaş
%32.6
35-44 Yaş
%23.5
45-54 Yaş
%6.1
55-64 Yaş
%0.8
65+ Yaş
%3.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.7
Erkek
%47.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.3 (47)
9
%18.8 (25)
8
%26.3 (35)
7
%10.5 (14)
6
%2.3 (3)
5
%1.5 (2)
4
%0.8 (1)
3
%0
2
%0
1
%2.3 (3)

Kitabın sıralamaları