Bir Akşamdı

Peyami Safa
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Eh işte!
8/10
·304 syf.··
2025 183. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2025 23:51
Evinde mutlu olmayan bir kızın kandırılması ve yaşadıkları, daha sonra acımasız hayatla yüzleşmesi üzerine bir roman. Dizi havasına sahne geçişleriyle dolu farklı bir tarz.. Bazı romanlarda hikayeden çok verilen mesajlar ön plana çıkıyor. Hikaye basit görünüyor. Bu kitap öyle değerlendirilebilir. Türk filmi kıvamında sıradan bir hayat hikayesi denebilir.. Yazarın kitapları arasında üst sıralardan uzak olsada ben keyif aldım. Kral ne yazsa okunur zaten:) Tavsiye ediyorum..
1000Kitap
Bir AkşamdıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20202,354 okunma
8/10
·296 syf.··
2018 73. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2018 19:27
- Meliha yaşamak istiyordu. Kaç kere bunu istedi. Fakat böyle, İzmit'in kerpiçten bir evinde yaşamak değil, hayır, o başka türlü yaşamak istiyordu. Nasıl yaşamak? Bilmiyor. Şüphesiz Meliha yaşayacak, insan ölünceye kadar yaşar, fakat nasıl??? - Kitabın ilk sayfalarındaki alıntıdan da anlaşılacağı gibi Meliha'nın içinde bir tutku, bir ihtiras, bir ihtiyaç yaşama arzusu..İçten içe hep bu isteği göğsünde yeşertmiş olan Meliha kendisine bu fırsatı tanıyacak olan olay gerçekleşene kadar hep bir umutsuzluk içindeydi. İçindeki coşkuya bir türlü cevap verecek güce sahip değildi. - Zabit Kamil bey. Vatan sevdalısı ve harpten harbe koşturmuş bir kumandan. Yazarın tabiriyle tam bir Donjuan. Meliha'nın ihtiraslarına cevap verebilecek en iyi kişi kendisi. Doğru zamanda doğru yerde olmasının verdiği avantajı çok iyi kullanıyor ve kendi kaderinin de değişmesini de sağlıyor. - Meliha yola çıkıyor. Elinde eşyaları ve hayallerinden başka bir şey yok ve hayatın ona, bizim süslü hayallerimiz gibi tozpembe olmadığını gösterme şeklini görüyoruz hep birlikte. Büyük konuşuyoruz, kibirleniyor, böbürleniyoruz. Meliha da öyle kibirliydi ama ne oldu? Yenik düştü. Önce kibirine, sonra hırsına sonra ihtiraslarına. En korktuğu şeye dönüştü, en nefret ettiği ve hayatındaki felaketlerin sorumlusu olan kişiye. - Ölüm hayatın bir parçası. Bu kitapta en çok etkileneceğiniz yerlerden biri değil kitabı etkileyen en önemli şey bu. Ölümün hayatımıza etkisini yazar kitaba nakış nakış işlemiş. Ölümden önce ve ölümden sonra diye bile ayırabilirsiniz kitabın cümlelerini. Her cümlesinde yer yer ölümün tesirini görmek kaçınılmaz oluyor. - Kitapta olayların derinliğini çok sevdim. Okuduğunuzda çok saçma ya ne alaka şimdi bu? diyeceğiniz şeyleri yazar ileride öyle bir karşınıza çıkarıp bağlıyor ki şaşırmamak
Bir AkşamdıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20202,354 okunma
Bir Akşamdı
7/10
·304 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 02:49
Peyami Safa 'nın gençlik yıllarında yazdığı, daha o zamanlar gerçek Peyami Safatemellerini attığı Türk dizisi tadında aşk, ihtiras, gençlik hayallerini bol bol bulabileceğiniz tatlı bir roman. Bir Akşamdı ,babasının biricik 'beyaz esvaplı kızı' Meliha'nın gençlik hayalleri için hasta babasını ve annesini terk etmesini konu alıyor. Olaylar kitaba da adını verdiği gibi bir buhranla birlikte bir akşam oluyor. Yaşadığı hayattan bunalan Meliha, tam bir kadın düşkünü olan zabit Kamil ile birlikte kaçıyor. İstediğini bulabiliyor mu? Kamil'le evlenebiliyor mu? bunlar kitabı okurken sürekli kendinize soracağınız sorular. Fakat hayır. Meliha metres muamelesine uğruyor, sonlara doğru Kamil'in evli olup hatta bir çocuğu olduğunu öğreniyor. Daha neler neler. Kısacası hiçbir şey bir daha eskisi gibi olmuyor, olamıyor. Bunun da cabası satırlarda hiç gözyaşı eksik olmuyor, tabii kolonya kokusu buna dahil -baygınlık sonrası bilekleri ovmak için :) - Kitabı bitirdiğinizde 'Ah Meliha ah!' diyorsunuz. Hayat biraz değil çoğunlukla böyle işte, tercihlerimizin sonuçları. O yüzden ağlamak yok Melihacım, bunları sen seçtin diyoruz. Bir Akşamdı Peyami Safa
Edebiyat
Bir AkşamdıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20202,354 okunma
Ne Akşamdı ama...
Puan vermedi·304 syf.··
2023 35. kitabı
Bir Akşamdı genç bir kız olan Meliha'nın ekseninde gelişen olaylarla başlayan bir roman. Meliha hasta babası ve vurdumduymaz annesi ile İzmit'te yaşamakta olan bir kız. Yaşadığı bu hayat onu sıkıyor, bunaltıyor öyle ki Meliha yaşamak istiyor. Farklı bir hayat özlemi çekiyor. Derken bir akşam evlerine bir akrabaları uğruyor Kamil. Kamil büyük bir adam sanıyor kendini. İdealleri bambaşka. Peyami Safa'nın dediği gibi bir Don Juan... Bir Akşamdı, Kamil Meliha'nın kanına girdi. O akşam Kamil Meliha'ya o çok istediği ''yaşamak''ı sundu. Ve sabaha karşı Meliha İzmit'i geride bırakarak İstanbul'a gitti. Sonrası talihsiz serüvenler dizisi. Meliha öyle bir yaşayacak ki... Masum Meliha gidiyor yerine hisleri ve kendi değişen bambaşka bir Meliha geliyor. Kamil zaten erkeklere güven olmaz tezinin karşılığı bir adam... Yüzsüzlüğü çıldırtmıyor değil. Peyami Safa okumak dönemin halet-i ruhiyesini anlamak adına da çok önem arz ediyor. Güçlü karakterler, muazzam bir üslup, akıp giden sayfalar, ters köşelerle dolu bir kurgu ve bol bol edebiyat... Rafine bir zevk!
Edebiyat
Bir AkşamdıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20202,354 okunma
Yaşamak istiyor musun hâlâ?
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2022 110. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2022 22:00
Şimdi nereden başlamalı? Nasıl anlatmalı Meliha'nın yıkılan hayallerini, acısını, hüznünü, hayata küskünlüğünü? Meliha anne ve babasıyla İzmit'e yaşamaktandır. Hasta babası ve her ne olursa olsun hiçbir şey umrumda olmayan annesi ile. Bir gece akrabaları olan Zabıt Kamil Kafkas cephesinden dönüşte onlara uğramasıyla hayatı değişir. İstanbul'a olan hasreti yaşama arzusu ve hayallerini gerçekleştirmek için Kamil'le birlikte bir gece İstanbul'a kaçar. Ama bu tutkusunun bedelini, inandığı bütün değerli kaybederek öder. Zaten evli olan Zabıt Kamil'in Fransız eşi Bert ve oğlu Selçuk Türkiye'ye gelip, acı gerçeklerle yüzleşmesini sağlıyorlar Meliha'nın. Kamil bu çıkmazdan nasıl çıkacak? Her zaman bir kaçış yolu vardır. Oda yeniden cepheye gitmekte buluyor çareyi ve tası tarağı toplayıp yol alıyor yenide cepheye. Daha fazla yazıp okumak isteyen kitap dostlarıma haksızlık yapmayacağım. Kitap şu soruyu sorduruyor okuyucuya bir kez daha "Aldatan, yalan söyleyen," birine aynı şekilde acı vermek mümkün mü? Peyami Safa yazım tarzı olarak çok farklı bir ser oluşturmuş. Çok güzel ve akıcı bir üslup, ben çok sevdim bu yazım tarzını da okumak isteyen kitap dostlarıma tavsiye ediyorum.
Edebiyat
Bir AkşamdıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20202,354 okunma
8/10
·304 syf.··
2021 25. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2021 22:41
Peyami Safa'nın kalemi bana hep farklı hissettirmişti. Bu kitap da aynı şeyi yaşattı. Hemen ilk sayfalardan olaylar başlıyor. Gereksiz bir uzatma betimlemeler silsilesi yok. Cümleler kısa ve anlaşılır. Akıcı ilerliyor. Sıklıkla iç konuşmalar var ve kişinin kendi ile hesaplaşmasını okuyoruz. Nadiren de olsa Peyami Safa'nın kendi yarattığı bu karakterlere ilişkin yorumlarına şahit oluyoruz. Olaylar arasında bir kopukluk hissetmiyoruz. Ve bu kitabı daha ilgi çekici hale getiriyor. Keyifli okumalar.
Bir AkşamdıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20202,354 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2022 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2022 17:44
Öncelikle Peyami Safa’nın yazım tarzı diğer kitaplarına göre oldukça akıcı ve değişik. Arada okura sesleniyor. Yani koşturarak okurken bir anda size biri sesleniyor, durup bakıyorsunuz ve devam ediyorsunuz. Kitabın baş karakteri Meliha kendisine rahat batan bir kadın. Herkes gibi evde sıkıntılı bir ortam var. Sürekli öksüren hasta bir baba ve geçmişte hataları olan sevilmeyen bir anne. Meliha yaşamak istiyor. Yaşamı hissetmek istiyor ve Zabit Kamil ile kaçıyor. Vicdanı rahatsız, baba özlemiyle kıvranıyor. Suçluluk duygusuyla sevmediği annesine bile hasret duyuyor. Evlendiği karaktersiz Kamil ile pek mutlu değil. Fakat daha sonra Kamil’e benziyor. Nefsine dur diyemiyor, olmadığı biri gibi davranıyor. İntikam duygusuyla hata havuzunda boğuluyor. Tam bir üzüm üzüme baka baka hikayesi. Son zamanlarda çok fazla aptal kadın karakteri içeren roman okuduğumdan olsa gerek daraldım.
Edebiyat
Bir AkşamdıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20202,354 okunma
9/10
·304 syf.··
2021 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2021 11:51
Bir Akşamdı Peyami Safa’nın romanda dirildiği bir roman diyebilirim. Olay akışında yazar bir anda ortaya çıkıp adeta sizinle münâkaşa etmektedir. Biraz böyle olması okurken beni ürpertti. Safa, çoğu romanda işlediği yozlaşan ahlak konusunu da bu eserinde işlemiştir. Yine karakterlerini ya hep masum ya hep kötü yapmıştır. Olay örgüsü üzgünüm ki biraz durağandı. Önceki okuduğum romanlarına hiç benzemiyordu sürükleyiciliği. Bu yüzden 9 puan vermekteyim. Peyami Safa’ya başlamak isteyenlerin kesinlikle bu kitapla başlamamasını, daha ince ve ilk romanıyla başlamasıyla öneririm. Safa okuru olarak benim gibi belli bir Peyami Safa okumuş insanlar bu kitabı okuyabilir. Roman gerçekten Peyami Safa’nın şahlandığını gösteriyor. Kitabın sonunda neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz. Olayların heyecan yönü kitabı yarıladıktan sonra ortaya çıkıyor ve bu yönüyle insan buraya kadar zorlanıyor, demek istediğim budur. Peyami Safa okumaya doyamıyorum, onun kaleminin tadı çok başka... Kitaplı, keyifli günler... Peyami Safa Bir Akşamdı
Edebiyat
Bir AkşamdıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20202,354 okunma
8/10
·304 syf.··
2020 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2020 14:06
#okudumbitti Bir Akşamdı ~ Peyami Safa ~ Ötüken Yayınevi ~ 304 Sayfa . "Ölüm karşısında zihnimiz durur. Hadiseyi birdenbire kavrayamayız. Gözlerimiz açık, uyuruz. Bu biraz ölmektir." . Herkese Merhaba Zor geçen bir haftadan sonra uzunca zamandır okumaya çalıştığım kitabı sonunda bitirdim. Sanırım hepimiz aynı durumdayız içimizden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Sadece televizyon başında izleyerek bile derin acıya gömüldüğümüz anları yaşayanları hay bile edemiyorum. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet yakınlarına da sabır diliyorum. #geçmişolsunizmir . Gelelim 'Bir Akşamdı' romanına. Bir Peyami Safa klasiğini buram buram yaşatan bir kitaptı. Yine Doğu- Batı kültürü arasında gelgitler oldukça belirgindi. Yer yer Fransız kültürü de eklenen kitapta her karakter farklı bir yeri temsil ediyordu. . Doğu kültürünü yaşatan kızımız Meliha. Annesi ve babasıyla İzmit'te yaşıyor. Babası hasta. Peyami Safa ruh tahlillerin o kadar iyi yapıyor ki o adamın öldürürken yaşadığı sıkıntı size de geçiyor. Batı ya ithaf edilen kişi ise Kamil. Asker olan Kamil kadınlara ve lükse düşkün. Meliha yı kandırarak onunla evlenmeyi vaat ediyor. Bilin bakalım ne oluyor? Tabi ki vaat ettiklerini asla gerçekleştirmiyor. Metres olmayı kendine yediremeyen Meliha yı ise pek de iyi bir gidişat beklemiyor. Meliha giderek hayata küsüyor. Vicdanını, sevgisini kaybediyor. Bir de üstüne başka bir erkekten de aynı muameleyi görünce vicdansız bir kadına dönüyor Meliha. İşte bu kitapta narin sevgiye aç bir kadının nasıl kalpsiz bir kadına dönüştüğünü okuyoruz. . Peki ya birgün Meliha yı gerçekten seven biri çıkarsa ne olur ? Sizce Meliha o güzel duyguları geri kazanır mı? Haydi okuyup öğrenelim. . Biz bu kitabı canım @okurrehberii önderliğinde okuduk. Her ay bir Peyami Safa eseri okuyacağız siz de bize katılmak
Bir AkşamdıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20202,354 okunma
Bir Akşamdı...
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2020 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2020 03:52
Peyami Safa'nın 1924 kaleme aldığı bu roman, 1933'te kaleme alacağı "bir tereddüdün romanı"nın bir öncülü gibidir. Bir tereddüdün romanında İtalyan yazar Pirandello ve eseri çıplakları giydirmekten etkilenen Safa bu romanında da Roma tarihine ilgisini ve hayranlığını ilan etmekte. Tabi bununla yetinmez. Peyami Bey yine kendini hiçbir kalıba sokturmuyor. Romanda postmodernist ögeler var fakat tabi böyle bir devir henüz olmadığından ve o da bir kahin olmadığından görüyoruz ki bu şekildeki anlatımı yazdığı eseri bilinçli olarak gördüğü bir rüya olarak ele almasından. Peyami Safa gerçekten zamanına sığamayan bir adam. Bu kitap yazılırken Sartre hayata daha yeni atılıyor, bir çalışması bile yok, Camus deseniz daha ilkokulda... ama ziyanı yok Nietzsche'yi Peyami Bey de fransızcadan okur, Fransızca ona dünya edebiyatını açan anahtardır. Bu yüzden pek doğaldır ki henüz bir varoluşçuluk akımı yok iken onun bu eserinde ve diğer eserlerinde bu nihilist-varoluşçu yaklaşımı görürüz. Zira "Canan"daki (1925) Selim ile Meursault pek de ayrı dünyaların insanları sayılmazlar. Burada da Kamil beyefendiler vardır, bu beylere benzeyen. Beyefendi dediğime bakmayın kendisi türümüzün en iğrenç örneklerindendir. Ondan daha kötü ancak Behiç karakteri yaratılabilinirdi... aman aman adını bile anmayalım. Edebiyatımızda tabi ki bir merminin sürülüp de yakılışını ve bir bedene girişini sekiz sayfa betimleyenler vardır, bunu bulmak zor olmasa gerek, peki daha önce hiç vücuda bir mikrobun girişini ve bu mikropların kişiyi öldürüşünü hikayeleştiren bir roman okudunuz mu? İşte buna özgünlük derim. Daha kullandığı tekniklerin yeniliği ve orijinalliğini anlatmaya çabalasak, bu yazı bitmez. Kelimelerim yetmez diyeceğim ama o zaman büyük ayıp etmiş olurum. Sanırım Peyami Safa'nın tüm eserlerini tam
Edebiyat
Bir AkşamdıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20202,354 okunma

Yazar Hakkında

Peyami SafaYazar · 125 kitap
Peyami Safa, Türk hikâye ve romancısıdır. Server Bedi takma ismini de kullanan yazar romanlarının yanı sıra, düşünsel yapıtları, polemikleri, köşe yazarlığı ve gazeteciliği ile de tanınır. Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar kolunun kesilmesinde karar kılmış, fakat Safa bunu kabul etmemiştir. Daha sonraları bu günlerdeki tecrübelerini "9. Hariciye Koğuşu" adlı romanında okurlarıyla paylaşır. Hastalık ve savaşın yol açtığı maddi sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş, 13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Karton Matbaası'nda bir süre çalışan Peyami Safa, Posta - Telgraf Nezareti'ne girmiş, I. Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i İttihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızca'sını ilerletmiştir. Buradaki izlenim ve deneyimlerini "Biz İnsanlar" adlı eserinde kullanmıştır 1918 yılında ağabeyi İlhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış ve birlikte çıkardıkları "20. Asır" adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra 1921'de Son Telgraf gazetesinde yazmış, oradan da Tasvir-i Efkâr'a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanı sıra, roman da tefrika etmiştir. 1960'lı yıllara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs'tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum'da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve'nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra İstanbul'da vefat etmiştir. Edebî hayatı İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu (1931) Nazım Hikmet'e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa'nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noraliya'nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi. İlk uzun hikâyesi "Gençliğimiz"i 1922 yılında neşreden Peyami Safa, para kazanmak amacıyla yazdığı kitaplarında, ilk defa ağabeyi İlhami Safa'nın takma ad olarak kullandığı, annesi Server Bedia Hanım'ın adından uyarladığı Server Bedi müstear adını kullanmış, bu takma adla yüzlerce eser vermiştir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur. Peyami Safa, Türk kültür yaşamında yayımlandığı yıllarda hayli etkili olmuş Hafta, Kültür Haftası (1936, 21 sayı) ve Türk Düşüncesi (1953-1960, 63 sayı) dergilerini çıkarmıştır. Asıl ününü romancı olarak yapan Peyami Safa, bazı uzun öyküleri ile de dikkati çekmiş, yazar Batılı kaynakların bir "Zalim" olarak tanıttıkları hun hükümdarı Attila'yı aklamak amacıyla aynı adda bir de tarihsel roman yazmıştır. Tüm bu üretkenliğine rağmen yeterince tanınmamış ve tanıtılmamıştır. Hakkında yapılan çalışmalar Prof. Dr. Mehmet Tekin, Doç Dr. Mehmet Önal ve Dr. Nan a Lee Peyami Safa hakkında birer doktora tezi vermişlerdir. Beşir Ayvazoğlu'nun yazar (Peyami Safa) hakkında Ötüken Yayınları'ndan çıkmış, biyografik bir eseri bulunmaktadır. Zülfikar Uğur Yıkan, 2004 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde "Peyami Safa'nın Server Bedi İmzalı Romanları" konulu Yüksek Lisans tezini hazırlamıştır. Yazar-çevirmen Sabri Kaliç 2011 yılında Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" romanını "Exterior Diseases - Ward: 9" adıyla İngilizceye çevirmiştir. Ayrıca internet üzerinde Peyami Safa hakkındaki bilgilere ulaşabilceğiniz " peyamisafa.biz " şeklinde bir internet adresi mevcuttur.