Sözde Kızlar

Peyami Safa
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Affedersiniz Sözde Kızlar
8/10
·240 syf.··
2021 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 19:53
Affedersiniz Sözde Kızlar, Peyami Safa'nın okuduğum 6. kitabı oldu. (Neden "affedersiniz" dediğimi incelemenin ilerleyen paragraflarında açıklayacağım.) Bu kitabın en önemli özelliği, 1923 yılında Peyami Safa tarafından yazılan ve ona ilk edebi şöhretini kazandıran romanı olarak kabul edilmesidir. Peyami Safa'nın edebi karakterine hayran olan bir okur olarak, yine bu eserinde de ciddi bir edebi hazza ulaştım. Onu çok sevmememin ve ara ara Peyami Safa okuma isteğimin ortaya çıkmasının en önemli nedeni, eserlerinde olaylardan çok psikolojik tahlillere önem vermesi... Tabii onun psikoloji bilimini ele alış şekli çoğunlukla metafizik öğelerle iç içe geçmiş şekildedir; ama bunu eserlerinde bir dayatma gibi önümüze sunmaz. Zaten Sözde Kızlar isimli bu eserindeki psikolojik tahlilleri metafizik öğelerle pek yakınlık göstermemektedir. Ancak, Matmazel Noraliya'nın Koltuğu'ndaki ve Yalnızız'daki psikolojik tahlilleri fazlasıyla metafizik öğelerle iç içe geçmiş şekildeydi. Peyami Safa, "insan"ı çok iyi analiz etmiş bir yazar. Safa'ya göre, araştırmaya ve hakkında bir şeyler yazmaya değer yegane konu insan ve onun bilinmez geleceğidir. Her ne kadar, her kitabının konusu birbirinden farklı görünse de esasında işlediği tek konu "insan"dır. Eserlerinde, toplumdaki ahlaki çöküntüyü, zıt kavramları iç içe işlemeyi ve Türkiye'nin doğu-batı çatışmasını işlemeyi sever. Bu konuları işlerken, yine odak noktası her zaman olduğu gibi, insandır. Sözde Kızlar isimli bu eseri de yine aynı minvaldedir. Kitabın konusunda biraz bahsettikten sonra, Peyami Safa'nın Sözde Kızlar isimli bu eserinde, toplumdaki ahlaki çöküntüyü nasıl işlediğini, zıt kavramları iç içe nasıl işlediğini ve Türkiye'nin doğu-batı çatışmasını nasıl işlediğini bölümlere ayırarak inceleyeceğim. Öncelikle Sözde Kızlar isimli
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
9/10
·240 syf.··
2023 125. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2023 03:23
"Sözde kızlar/erkekler" gerçek olamamış kızlar/erkekler. Kendi benliğini hep başkalarının gölgesi yapmaya çalışan insanlar. Maddi olarak servet sahibi olanların popüler olma özentileri doğal olarak tiksindirici olabilir. Peki maddi yetersizlik içerisinde olup da züppe veya "sözde" olan insanlara ne demeli... Özenti, başkasında kendini görme, kıskançlık, gösteriş vb her zamanda olduğu gibi bu gün de toplumumuzun kangren olmuş vakalarından. Peki hayatta olayları tarafsız ve akılcı bir gözlem ile değerlendirip yol yordam gösteren kaç kişi var? Kaç kişinin hayatında böyle güvenebileceği bir dostu veya akıl hocası var? Çok az. Nadirattan. Peyami Safa neredeyse tüm romanlarında olduğu gibi bu romanında "Nadir Bey" karakteriyle, bizlere böyle bir arkadaşı tanıtıyor. Bu karakterleri okuyunca gerçekten arkadaşlığın ve dostluğun önemi bir kez daha hatırlıyorum. Bu karakterler her ne kadar yardımcı oyuncu konumunda olsalar bile ben bu tip karakterleri romanın en değerli madeni olarak görüyorum. Benim öyle bir dostum var:) umarım heppinizin de öyle bir dostu olur. Böyle birini bulmak çok çok zor. Dediğim gibi nadirattan bir durum. Ama olmayanlar da çok üzülmesin en azından artık ChatCPT var. Yapay zekaya sorunlarınlarınızı anlatın gayet makul çözümler buluyor sizler için :D
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
Yaşamak lazım, iyi yaşamak lazım!
Puan vermedi·240 syf.··
2024 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2024 07:39
"Bütün bu yaşamak gürültüleri içinde ruhun vazifesi o kadar azalıyor ki. " Peyami Safa'dan okuduğum ilk kitap , güçlü kalemi ve akıcı olay kurgusu ile severek okuduğum yazarlar arasında yerini aldı. Yunan mücadelesi sürecinde Yunanlılar tarafından esir alınan babasını aramak için Anadolu'dan İstanbul'a gelen mebrure akrabalarının yanına yerleşir ve akrabalarının kültürüne, yaşam tarzlarına kendisinin uzak olduğunu görür. Akrabalarının köşkün de yaşamak zorunda kalan mebrure; partilerin, kadınların farklı algılanması ve evin oğlunun mebruriye karşı tutumuna karşı saflığını, ahlakı değerleri ile bu yaşayış tarzına alışacak mı? yoksa kendisini korumayı başarabilecek mi? Peki babasını bulabilecek mi? Türk filmi tadında bir kitap okumak ve mebrure'nin bu süreçte yaşadıklarını ve sonucu nasıl olacağını merak ediyorsanız Sözde Kızlar kitabını listenize ekleyebilirsiniz. Bence kitabın ismi sözde kızlar değil de sözde hayatlar olmalıydı. Okudukça görüyoruz ki önceki dönemlerden bu yana namussuzluk kadınların omuzlarına yüklenmiş peki bu kadınları namussuzluğa sevk eden düşüren erkeklerin hiçbir suçu yok mu? Bence namusun cinsiyeti olmaz! Kusura bakmayın baylar toplum her ne kadar yargılarında kadınlara dil uzatsa da siz de bu yargılara sebebiyet verdiğiniz sürece siz de sözde erkeklersiniz... :) Keyifli okumalar.
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2023 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2023 07:11
1923 yılında Peyami Safa tarafından yazılan ve ona ilk edebi şöhretini kazandıran romanı olarak kabul edilen Sözde Kızlar eserinin yorumuyla geldim. Öncelikle size kitabın konusundan bahsetmek istiyorum kısacık. Mebrure karakteri yunan saldırıları sırasında kaybolan babasını arayan bir genç kız olarak çıkıyor karşımıza. İstanbul'a geliyor ve uzaktan akrabalarının yanında babasını aramaya devam ediyor. Bu süreçte evde birlikte yaşadığı insanlar ile olan çatışmalarını okuyoruz. İstanbul artık eskisi gibi değildir. Kadınları özenti hayatlar yaşarken erkekleri de bir o kadar gevşemiş bir şekilde gören Mebrure onun yaşam tarzına ters gelen bu anlayışta insanların arasında oradan oraya savrulur. Mebrure'ye evin erkeği Behiç tarafından kirli tuzaklar kurulur onun namusuna göz dikilir. Kısacası ailecek onu kendileri gibi yapmaya karar verirler. Bakalım Mebrure bu özenti ve bayağılaşmış insanların arasında kendi gibi kalabilecek mi? Peyami safa bildiğiniz üzere doğu-batı çatışmalarını konu edinen bir yazarımız. Toplumun ahlaki değerlerinin çöküşünü de ele alan bir yazar. Bu eseri okurken yeşilçam filmi izler gibi merakla çevirdim sayfaları. Peyami Safa'nın her kitabında benzer olaylar olsa da vurgu yaptığı ve eleştirdiği noktalardan hiçbir eserinde uzaklaşmaması güzel bence. Sürekli başka düşünceleri yazıp savunsaydı gerçekçi ve bu kadar önemli bir yazar olamazdı. Şunu da eklemek istiyorum İnsanları iyi analiz eden bir yazar. Yarattığı kahramanlar fazla uçuk görünse de o dönemi baz alarak düşündüğümüzde çok başarılı. Kitap edebi yönden beni tatmin etmese de akıcı sade bir üslupla yazıldığı için keyif verici bir okuma yaşadım. Herkese de tavsiye ediyorum Mebrure'nin sonunu hepiniz merak ettiniz değil mi? herkesleşecek mi? O nefret ettiği yaşam tarzının içinde boğulacak mı?
Edebiyat & Roman
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
6/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2024 55. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2024 22:27
Öncelikle Behiç, Allah belanı versin.(verdi) Behiçle ilgili önemli bir şey söyleyeceğim o yüzden okuyun. ~ Kitapta çok fazla eski Türkçe kelimeler vardı o yüzden okumam sürekli bölündü ama bundan ötürü mutsuz değilim, kelime haznem tazelenmiş oldu. Ana karakterimiz Mebrure, babasını aramak için İstanbul’a bir ailenin yanına gelir ve kitap boyunca o sosyetik evde kalır. Evdeki Nevin’in abisi Behiç’de bir yavşak olduğu için her gün Mebrureye asılır. Kitabın sonunda babasının yaşadığını öğrenir ve Fahriyle gidecektir. Kitap böyle bitiyor şimdi BOMBA kısma geliyoruz evet Behiç’in kirli çamaşırları. :D Hatice diye bir kadın hasta yatağındayken Mebrureyi çağırır ve ona geçmişini anlatır sonra kadın intihar eder ki bu durum Behiç’in hapse girmesine yol açar ilerde so girl slay. Meğer bu Behiç yavşağının odasında kırmızı koltuk diye bakire kızların bekaretini aldığı bir koltuğu varmış vay piç. Bu hatice bunun metresiymiş, Behiç kadına para verip onu yaşatıyormuş. Hatice hamile kalınca ve çocuk doğunca, Behiç’den geçen bir hastalığı olduğunu öğreniyorlar ve Behiç KÜÇÜCÜK BEBEĞİ DİRİ DİRİ TOPRAĞA GÖMÜYOR!!! ne bu cahiliye dönemine geri mi döndük? Hatice bunları anlatıyor ve can veriyor daha doğrusu intihar ediyor.
Edebiyat
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 01:10
"Ben yine ruhumun gecelerinde yalnız kalır ve karanlıklarına çekilir ve düşünür, düşünür ve susarım." Merhabalar :) Peyami Safa' nın kaleminden harika bir eser okudum. Milli mücadele döneminde toplumsal değişimleri eleştiren yazar bu eserinde doğru ve yanlış arasında yapılan seçimler ahlak ve yaşam tarzını vurgulamış. Sözde kızlar genç kadınların hikayesinden çok işgal yıllarında modernleşme, kimlik, yalnızlık üzerine bir eser. Bir çok alıntının altını çizdiğim bir eser oldu. " Beni bir şey bilmemek delirtiyor... Felâket bile olsa öğrenmek istiyorum." Başkahraman Mebrure, savaş zamanında kaybolan babasını bulmak için İstanbul'a gelir. Mebrure, akrabalarının yanında kalırken kendini farklı yaşam tarzlarıyla eğlence ve gösterişli hayatların içinde bulur. Sonunda roman Mebrure' nin kendi doğru seçimleriyle insanın çevresindeki etkilere rağmen güçlü kişiliğini anlatır. Sıkılmadan okunacak harika bir eser tavsiyedir.
Edebiyat
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
Taze taze inceleme
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 16:47
Efenimm kitabımı bitirir bitirmez buraya geldim kitabımız mebrure kızımızın birinci dünya savaşı sırasında kaybolan babasını aramak için İstanbul'a gelmesi ile başlar uzaktan akrabası olan rahmetli Nafi beyin köşkünde kalır sizce mebrure babasını bulabilecek midir köşkte olanlara karşı nasıl baş edecektir? Yazar bize bu kitapta toplumun nasıl bozulduğunu çok güzel bir şekilde göstermiştir tamam Osmanlıca kelimeler vardı evet ama sayfanın en alt kısmında da günümüz Türkçe karşılığı da yazıyordu Mebrure ile Fahri karakterlerine sımsıkı sarılasım geldi
Edebiyat
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
8/10
·240 syf.··
2022 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2022 15:55
Dehşet verici bir hadise.. Dehşet verici bir mübadele. Bunu izaha uygun kelimeleri bulup çıkaramıyorum. Dehşet ve hüzün içindeyim. Kafamı dağıtmak, basit-kolay bir kitap okuma niyetiyle başladığım bu yolculukla, duvara fena tosladım. Peyami Safa'dan böyle bir şey çıkmazdı, bilmeliydim. Kökünü, aslını unutmuş Müslüman-Türk milletinin debelendiği kimlik karmaşasında, bulaştığı çirkeflik, sefillik, hiçbir değer bırakmayan bir kör olunmuşluk..bilmem nasıl böyle sade ve çarpıcı anlatılabilirdi. Onlara dönüp yazarın da söylediği gibi şöyle haykırmak isterdim: "Siz benden değilsiniz, Türk ve Müslüman cemiyetinden değilsiniz, bu memlekete, izini belli etmeyen kör yılanlar gibi sokulmuşsunuz, siz bizden değilsiniz, siz hiçbir milletten değilsiniz.." Yazının devamı da fevkalade. Spoiler olduğu için yazamıyorum. Etkisinde uzun süre kalacağım muhakkak. Daha da bir şey yazamıyorum.. Allah bizi kalpleri taş bağlamış, imanın zerresinin barınmadığı, katran tutmuş yüreklerden uzak kılsın.
İnsan ve Duygular
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 21:36
Peyami Safa ’nın Sözde Kızlar adlı eseri Türk edebiyatının "Mütareke Dönemi" İstanbul’unu en çarpıcı şekilde yansıtan eserlerinden biridir. Sözde Kızlar, sadece kayıp bir babanın aranma hikâyesi değildir; arka planda çökmekte olan bir imparatorluğun ve işgal altındaki İstanbul’un ahlaki panoramasını sunar. Peyami Safa, Doğu-Batı çatışmasını daha bu ilk eserlerinde bile ustalıkla işler. Romanın adındaki "sözde" vurgusu, Batılılaşmayı sadece eğlence, lüks tüketim ve değerlerin hiçe sayılması olarak anlayan bir zümreye yönelik ağır bir eleştiridir. Anadolu’da bir millet varoluş savaşı verirken, İstanbul’daki belirli bir kesimin bu duruma karşı kayıtsızlığı ve sefahat düşkünlüğü, kitabın temel çatışma noktalarından biridir. Mebrure: Anadolu’nun temizliğini, iffetini ve milli değerlere bağlılığı simgeler. Behiç: Köksüzleşmiş, bencil ve ahlaki değerlerden yoksun "alafranga" tipi temsil eder. Naciye ve Belma: Kimlik karmaşası yaşayan, cemiyet hayatının içinde savrulan "sözde kızlar"dır. Fahri: Mebrure’nin değerlerini paylaşan, sağduyulu ve olumlu karakteri simgeler. Kitabı okurken Mebrure’ye karşı ister istemez bir yakınlık hissederken, Behiç’e karşı ciddi bir öfke duyuyorsunuz. Son olarak, Sözde Kızlar , bir genç kızın namusunu ve babasını koruma mücadelesi üzerinden, aslında bir milletin kimliğini koruma mücadelesini anlatır. Peyami Safa, "yanlış Batılılaşma"nın insan ruhunda açtığı tahribatı gösterirken, kurtuluşun ancak öz değerlere bağlı kalmakla mümkün olacağını savunur. Yine çok severek okuduğum bir Peyami Safa eseriydi. Sizlere de tavsiye ederim. Keyifli okumalar, kitaplarla kalın.
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2024 18. kitabı
Doğu batı çatışmasını eserlerinde başarıyla işleyen Safa’nın mükemmel eseri,her ne kadar mütareke dönemi romanı gibi dursa da içerisinde yine bu çatışmayı barındırıyor. Eserde yabancı kelimeler olmakla birlikte kitabın dipnot kısmında düzenlenen sözlük kısmı sizin için yeterli oluyor. Romanı okurken umarım devamında bu olmaz yahut umarım sonunda bunu yapmaz dediğim yerler çok oldu.İncelememde spoilere yer vermek istemiyorum,muhakkak okunması gereken bir eser olduğunu söyleyip ufak bir incelemeye geçeyim. Mütareke döneminin bunalımlı günlerinde, Yunanlılar tarafından esir edilen babasını aramak amacıyla İstanbul'a gelen ve geçici olarak uzaktan akrabalarında kalan Mebrure'nin, yüksek tabakanın içinde bulunduğu ahlaki çöküntüyü fark edip, onların oyununa gelmek üzereyken uyanışını sözde kızlar cemiyetinden kendini korumaya çalışma hikayesini okuyoruz.Aslında roman Mebrure’nin hikayesi gibi görünse de Belma(Hatice)üzerinden ahlak dersi veriyor,çıkarılabilecek en önemli sonuç insanlık sürdükçe Behiç gibiler hep olacaktır.
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma

Yazar Hakkında

Peyami SafaYazar · 125 kitap
Peyami Safa, Türk hikâye ve romancısıdır. Server Bedi takma ismini de kullanan yazar romanlarının yanı sıra, düşünsel yapıtları, polemikleri, köşe yazarlığı ve gazeteciliği ile de tanınır. Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar kolunun kesilmesinde karar kılmış, fakat Safa bunu kabul etmemiştir. Daha sonraları bu günlerdeki tecrübelerini "9. Hariciye Koğuşu" adlı romanında okurlarıyla paylaşır. Hastalık ve savaşın yol açtığı maddi sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş, 13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Karton Matbaası'nda bir süre çalışan Peyami Safa, Posta - Telgraf Nezareti'ne girmiş, I. Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i İttihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızca'sını ilerletmiştir. Buradaki izlenim ve deneyimlerini "Biz İnsanlar" adlı eserinde kullanmıştır 1918 yılında ağabeyi İlhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış ve birlikte çıkardıkları "20. Asır" adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra 1921'de Son Telgraf gazetesinde yazmış, oradan da Tasvir-i Efkâr'a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanı sıra, roman da tefrika etmiştir. 1960'lı yıllara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs'tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum'da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve'nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra İstanbul'da vefat etmiştir. Edebî hayatı İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu (1931) Nazım Hikmet'e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa'nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noraliya'nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi. İlk uzun hikâyesi "Gençliğimiz"i 1922 yılında neşreden Peyami Safa, para kazanmak amacıyla yazdığı kitaplarında, ilk defa ağabeyi İlhami Safa'nın takma ad olarak kullandığı, annesi Server Bedia Hanım'ın adından uyarladığı Server Bedi müstear adını kullanmış, bu takma adla yüzlerce eser vermiştir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur. Peyami Safa, Türk kültür yaşamında yayımlandığı yıllarda hayli etkili olmuş Hafta, Kültür Haftası (1936, 21 sayı) ve Türk Düşüncesi (1953-1960, 63 sayı) dergilerini çıkarmıştır. Asıl ününü romancı olarak yapan Peyami Safa, bazı uzun öyküleri ile de dikkati çekmiş, yazar Batılı kaynakların bir "Zalim" olarak tanıttıkları hun hükümdarı Attila'yı aklamak amacıyla aynı adda bir de tarihsel roman yazmıştır. Tüm bu üretkenliğine rağmen yeterince tanınmamış ve tanıtılmamıştır. Hakkında yapılan çalışmalar Prof. Dr. Mehmet Tekin, Doç Dr. Mehmet Önal ve Dr. Nan a Lee Peyami Safa hakkında birer doktora tezi vermişlerdir. Beşir Ayvazoğlu'nun yazar (Peyami Safa) hakkında Ötüken Yayınları'ndan çıkmış, biyografik bir eseri bulunmaktadır. Zülfikar Uğur Yıkan, 2004 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde "Peyami Safa'nın Server Bedi İmzalı Romanları" konulu Yüksek Lisans tezini hazırlamıştır. Yazar-çevirmen Sabri Kaliç 2011 yılında Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" romanını "Exterior Diseases - Ward: 9" adıyla İngilizceye çevirmiştir. Ayrıca internet üzerinde Peyami Safa hakkındaki bilgilere ulaşabilceğiniz " peyamisafa.biz " şeklinde bir internet adresi mevcuttur.