Tasarımcı:
Zafer Yılmaz
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·256 syf.··
2021 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2021 16:11
Peyami Safa, edebiyatına hayran olduğum; ideolojik duruşunu beğenmediğim bir yazar. Buna karşın "Canan" isimli bu eser, Peyami Safa'nın okuduğum tam 8. kitabı oldu. Anlatmak istediğim şudur
CânânPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20225,1bin okunma
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2025 20:27
Cânân, Peyami Safa tarafından kaleme alınan, 1925 yılında basılan romanıdır. Peyami Safa, benim için Türk romancılığının zirve isimlerindendir. Kurduğu muhteşem olay örgüsü, kullandığı fevkalâde
CânânPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20225,1bin okunma
8/10
·256 syf.··
2023 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2023 10:26
Kitapta güzellik, arkadaşlık, aşk, tutku, ihtiras gibi kavramların sıkça sorgulandığını söylemek mümkün. Peyami Safa’nın “Bir kadın harikulade güzel olabilir fakat sevilmesi için bu mühim bir sebep değildir” diyerek karaktere söylettiği bu söz kitabın ana fikri niteliğindedir. Fazla aşkın veya içerisinde bir katre dahi mantığın bulunmadığı aşkın insanları kör edeceği şu cümlelerle okuyucuya sunulur;”Aşıklar bazı çok zeki, fakat ekseriya dünyanın en kör ve budala insanlarıdır.”
Peyami Safa
Peyami Safa
Cânân
Cânân
1000Kitap
CânânPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20225,1bin okunma
“Herkes Ektiğini Biçer” kitabı özetleyen o cümle!
7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 20:20
Peyami Safa, biliriz ki Türk Edebiyatı’nın değerli yazarlarından birisidir. Kalemini, edebi dilini gerçekten beğeniyorum. Canan adlı kitabını da ben ikinci kez okudum.Yıllar önce lise zamanlarımda hatırladığım kadarıyla edebiyat sınavı için okumuştum.Ama her okuduğunda farklı hisler uyandırması farklı çıkarımlarda bulunmak kitap okuma sanatının en sevdiğim yanı. Baktığınızda kitap aynı kitap ama okuyan aynı kişi değil. Kitaba gelince; fazlaca ahlaksız karakterlerin bulunduğu, okurken sinirden öfkeden deliye döneceğiniz bir yapıt.Kitapta sayıca fazla karakter var.Konusu itibariyle tam X kanalındaki Türk dizilerini anımsatıyor. (Her zaman kitap okumayı tercih ederim orası ayrı) Kitabın ana karakteri Canan ise, şımarık, kibirli, saygısız, görgüsüz, alçak kadının teki.Sevmedim kendisini malesef:( Kitapta en çok sevdiğim karakter kesinlikle Bedia.Daha çok üzüldüğüm karakter de diyebiliriz. Kitabın sonunda yaşanan olaylar açısından Bedia ne karar verdi net öğrenemiyoruz bunu sevmedim ama tabiki az çok ima ediliyor ve anlıyorsunuz.Ama her yerde netlik seviyorum yapacak bir şey yok Ben spoi vermek istemiyorum siz okuyunuz efendim! Sevgiyle ve kitapla kalın:))
1000Kitap
CânânPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20225,1bin okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2024 309. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2024 17:39
Cânân
Cânân
, Türk romancılığının zirve ismi olan Türk yazar ve gazeteci
Peyami Safa
Peyami Safa
tarafından kaleme alınan, 1925 yılında basılan romandır. Yazar romanında Lâmi ile eşi Cânân'ın hikâyesini anlatmaktadır. Aşk, ihanet ve aile temaları etra­fında ördüğü, okuyucuyu adeta sayfalarında bir uçurumun eşiğine kadar durmaksızın sürüklediği romandır. Sarayda el üstünde tutularak yetiştirildiği için ikbalperest, hırslı, bencil bir insan olan Cânân, zengin olmak ve herkesin kıskandığı biri olmak hevesleriyle ahlak, namus, sevgi, aile gibi değerleri hiçe sayan, insanlarla istediği gibi oynayan bir afettir. Lami ile Bedia, beş yıllık evlidirler, fakat Cânân'la tanıştıktan sonra Lami, Bedia'dan soğumaya ve eşini sebepsiz yere üzmeye başlar. Lami geleneğin, maneviyatın, asaletin timsali olan Bedia ile; modernliğin, maddiyatın ve soysuzluğun timsali olan Cânân arasında karar vermek zorundadır.
Edebiyat
CânânPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20225,1bin okunma
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2024 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2024 21:21
Cânân
Cânân
Kitabı okurken sinir krizi geçirmemek elde değil. "Canan sen nasıl bir kadınsın, dur noktan yok mu senin?" demekten yoruldum. Bu kadar lüks ve erkek düşkünü bir kadın karakterle daha önce hiç karşılaşmamıştım. Canan'ın vurdumduymazlığına mı, kitaptaki erkek karakterlerin gel git akıllarına mı, Bedia'nın, kocasından boşandıktan sonra düştüğü hallere mi kızayım bilemedim. Peyamı Safa'dan okuduğum, yine beni çok etkileyen bir kitap oldu. İyi ki okumuşum.
Peyami Safa
Peyami Safa
Cânân
Cânân
1000Kitap
CânânPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20225,1bin okunma
Lami çok üzül sen!
8/10
·256 syf.··
2025 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2025 21:45
Bir felaket okumak isteğinde iseniz buyrun. İnsanlığın en alçaltıcı, en utanç verici durumlarını çok normal bir vaka imiş gibi aksettiren, acizliğin sınırlarını zorlayan bir kitaba buyrun. Peyami amcamı okumayı baştan beri çok severim. Doğu-batı çatışmasını çok etkileyici işler. Bu kitabında da aynı şey mukabil. Lakin, burada batıyı öyle çok konu almış ki midem bulandı. Kitap sayfalarını doğuyu bulmak için akın akın çevirdim. Ama küçücük bir kısımda bahsi geçip daha çok o batının iğrençleştirdiği,aile kurumunu mahvettiği tüm ilişkileri ele almış. İsminden anlaşıldığı üzeren ‘Canan’ o öyle bir kadın ki erkek cinsinden nefret edebilirsiniz okurken. Gerçek olmamasını dilersiniz. Muhakkak ki manevi değerli olmayan ve ahlaken yozlaşan her bireyden beklentim budur. Okurken evet bir kadının kendini para,ün,mülk için ne kadar alçaltabildiğine şahit oluyorsunuz. Onun haricinde kitaptaki Selim karakteri, geleceği ve batıyı okur misali tespitleri üzücü ve gerçek. Lami diye bir karakter var erkeklerin ne budala ve vefadan yoksun olduğu gerçeği de yüzünüze çarpıyor. Belki incelemeyi kitabı hemen kapattıktan sonra yazmamdan mütevelli duyguları çok işin içine katıyorum ama temiz olan, yüce olan insanlar hep çok üzülüyor. Bu böyle olmamalıydı yazar bana onların kazandığı bir son bırakmalıydı. Ama her son da istediğimiz gibi olmuyor maalesef. Okursanız yanınıza papatya çayınızı alınız öyle okuyunuz. Benden size tavsiye :)
CânânPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20225,1bin okunma
Cânân!
10/10
·256 syf.·
2024 2. kitabı
Roman dersem küçümserim. Çünkü bu roman yaşamdan bir kesit dahası yaşamın ta kendisi. Güzelliğini, daha doğrusu kadınlığını kullanarak elde edemeyeceği erkek olmayan, ahlak, namus, sevgi, aile gibi değerleri hiçe sayan bir kadının yaşamını ele alır. Sonu şaşırtmadı bu tür zât'ların sonu zaten âyandır.
CânânPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20225,1bin okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2022 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2022 16:22
Peyami Safa’nın eserlerini hayranlıkla okuyorum. Edebiyatına hayranım. En sevdiğim türk yazarlardan biri! Muhteşem bir kaleme sahip! Kitap; küçük yaşta saraya köle olarak satılan ve sonrasında evlatlık edinilen çerkes kızı Canan’ın hikayesini anlatıyor. Yazar Canan’ı öyle güzel betimleyerek anlatıyor ki, adeta gözünüzün önünde canlanıyor. Beyaz tenli, mavi gözlü, pembe yanaklı, bakışları hülyalı , sarayda yetiştiği için süse, giyimine ve mücevherlere düşkün fakat bencil, ahlaksız, sadece maddiyata önem veren, çevresinde ne kadar erkek varsa aşığı yapan ve onlarla oynayan bir kadındır. Canan ailesiyle bir gün misafirliğe gittiği bir evde evin sahibi Lami, canan’ı görür görmez aşık oluyor ve 5 yıllık karısını boşayıp canan’la evleniyor Ben ömrümde böyle aşk, böyle sevda görmedim heytt be ne adamlar var diyorsunuz İşte kitap aslında burada başlıyor. Okurken hem Lami’ye hem karısına üzüldüm. Aşk insanın gözünü nasıl kör ediyor, okuduğunuz satırlarda görüyorsunuz. Bu kadar sevgi her insana zarar veriyor. Ama görüyorum ki günümüzde böyle adamlar, böyle kadınlar hala mevcut maalesef. Neyse demem o ki, okuyun, okutuuuunnn!
Edebiyat
CânânPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20225,1bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2022 19. kitabı
Peyami Safa ~Cânân Ana karakterlerimiz Lami , Canan , Bedia ,Selim gibi karakterlerimiz var Kitabımızın konusu; sarayda el üstünde tutularak yetiştirildiği için ikbalperest , hırslı, bencil bir insan olan Cânân , zengin olmak ve herkesin kıskandığı biri olmak hevesleriyle ahlak, namus ,sevgi , aile gibi değerleri hiçe sayan ,insanlarla istediği gibi oynayan Güzelliği ve endamı ile her erkeği baştan çıkarabilecek potansiyele sahip bir kadındır. Lami ile Bedia beş yıllık evlidirler , fakat Cânân 'la tanıştıktan sonra Lami, Bedia'dan soğumaya ve eşini üzmeye kalbini kırmaya başlamıştır. Bedia ile Lami'nin arasına giren kişi olmuştur Cânân. Daha ileriki zamanlarda Lami, Cânân 'ın nasıl bir kadın olduğunu yavaş yavaş anlamaya başlar. Kendisinden başka diğer erkekler ile de münasebetinin olduğunu, sadakatsiz bir kadın olduğunu anlar. Cânân 'ın annesi olduğunu söyleyen kadının gelmesiyle olaylar daha bir karmaşık hale gelir Daha sonraları Cânân 'ın amansız ölümü üzerine Lami tekrar Bedia 'ya geri dönme arzusuna düşer Ben burda Bedia 'ya çok kızmıştım.Karşısındaki erkek ne hata yaparsa yapsın affeden bir kadın Bedia. Kendisini aldatsa , her haltı yese bile pencere kenarında kocasının yolunu bekleyen bir kadın konumundadır Bedia Kitabımızda Bedia karakteri o kadar basitleştirilmiş ki.....
1000Kitap
CânânPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20225,1bin okunma

Yazar Hakkında

Peyami SafaYazar · 125 kitap
Peyami Safa, Türk hikâye ve romancısıdır. Server Bedi takma ismini de kullanan yazar romanlarının yanı sıra, düşünsel yapıtları, polemikleri, köşe yazarlığı ve gazeteciliği ile de tanınır. Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar kolunun kesilmesinde karar kılmış, fakat Safa bunu kabul etmemiştir. Daha sonraları bu günlerdeki tecrübelerini "9. Hariciye Koğuşu" adlı romanında okurlarıyla paylaşır. Hastalık ve savaşın yol açtığı maddi sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş, 13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Karton Matbaası'nda bir süre çalışan Peyami Safa, Posta - Telgraf Nezareti'ne girmiş, I. Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i İttihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızca'sını ilerletmiştir. Buradaki izlenim ve deneyimlerini "Biz İnsanlar" adlı eserinde kullanmıştır 1918 yılında ağabeyi İlhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış ve birlikte çıkardıkları "20. Asır" adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra 1921'de Son Telgraf gazetesinde yazmış, oradan da Tasvir-i Efkâr'a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanı sıra, roman da tefrika etmiştir. 1960'lı yıllara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs'tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum'da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve'nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra İstanbul'da vefat etmiştir. Edebî hayatı İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu (1931) Nazım Hikmet'e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa'nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noraliya'nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi. İlk uzun hikâyesi "Gençliğimiz"i 1922 yılında neşreden Peyami Safa, para kazanmak amacıyla yazdığı kitaplarında, ilk defa ağabeyi İlhami Safa'nın takma ad olarak kullandığı, annesi Server Bedia Hanım'ın adından uyarladığı Server Bedi müstear adını kullanmış, bu takma adla yüzlerce eser vermiştir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur. Peyami Safa, Türk kültür yaşamında yayımlandığı yıllarda hayli etkili olmuş Hafta, Kültür Haftası (1936, 21 sayı) ve Türk Düşüncesi (1953-1960, 63 sayı) dergilerini çıkarmıştır. Asıl ününü romancı olarak yapan Peyami Safa, bazı uzun öyküleri ile de dikkati çekmiş, yazar Batılı kaynakların bir "Zalim" olarak tanıttıkları hun hükümdarı Attila'yı aklamak amacıyla aynı adda bir de tarihsel roman yazmıştır. Tüm bu üretkenliğine rağmen yeterince tanınmamış ve tanıtılmamıştır. Hakkında yapılan çalışmalar Prof. Dr. Mehmet Tekin, Doç Dr. Mehmet Önal ve Dr. Nan a Lee Peyami Safa hakkında birer doktora tezi vermişlerdir. Beşir Ayvazoğlu'nun yazar (Peyami Safa) hakkında Ötüken Yayınları'ndan çıkmış, biyografik bir eseri bulunmaktadır. Zülfikar Uğur Yıkan, 2004 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde "Peyami Safa'nın Server Bedi İmzalı Romanları" konulu Yüksek Lisans tezini hazırlamıştır. Yazar-çevirmen Sabri Kaliç 2011 yılında Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" romanını "Exterior Diseases - Ward: 9" adıyla İngilizceye çevirmiştir. Ayrıca internet üzerinde Peyami Safa hakkındaki bilgilere ulaşabilceğiniz " peyamisafa.biz " şeklinde bir internet adresi mevcuttur.